Kenya'da kadın ve çocuk cinayetlerindeki artışa tepki gösteren binlerce kişi, 1 Haziran'da başkent Nairobi'de geniş çaplı bir protesto yürüyüşü düzenledi. Göstericiler, hükümeti bu vahşete karşı yeterli önlem almamakla suçlarken, sokaklara dökülen kalabalık 'Yeter artık' sloganları attı. Resmi verilere göre, yılbaşından bu yana en az 69 kadın öldürüldü, son 16 ayda ise 10 binin üzerinde çocuk kayboldu. Ülkede kadın cinayetleri (femicide) salgın boyutuna ulaşmış durumda.
Artan kadın cinayetleri ve hükümetin yetersizliği
Protestocular, özellikle son aylarda artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek, hükümetin bu konudaki eylemsizliğini eleştirdi. Kenya'da kadına yönelik şiddet vakaları yıllardır yüksek seyrediyor; ancak 2025 yılının ilk beş ayında yaşanan 69 cinayet, toplumda büyük infial yarattı. Öldürülen kadınların çoğu, eski eşleri, partnerleri ya da tanıdıkları tarafından vahşice katledildi. Polis kayıtlarına göre, vakaların yüzde 80'inden fazlasında failler erkek ve mağdurla yakın ilişki içinde.
Protesto yürüyüşüne katılan insan hakları aktivistleri, hükümeti kadın cinayetlerini 'özel bir suç kategorisi' olarak tanımaya ve caydırıcı cezalar getirmeye çağırdı. Şu anki yasal düzenlemelerde kadın cinayeti ayrı bir suç olarak yer almıyor; bu da cezaların yetersiz kalmasına neden oluyor. Ayrıca, polisin başvuruları ciddiye almadığı, kayıp çocuk vakalarının ise genellikle önemsenmediği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kenya'daki kadın cinayetleri sorunu, yalnızca ülkeye özgü değil; Doğu Afrika bölgesinde de benzer bir tablo var. Tanzanya, Uganda ve Etiyopya gibi komşu ülkelerde de kadına yönelik şiddet vakaları artış gösteriyor. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) verilerine göre, Sahra Altı Afrika'da her üç kadından biri fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Küresel ölçekte ise her yıl yaklaşık 50 bin kadın, partneri veya aile üyesi tarafından öldürülüyor. Kenya'daki protestolar, dünya genelinde kadın cinayetlerine karşı artan farkındalığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, Kenya hükümetine kadın cinayetlerini acil bir halk sağlığı ve güvenlik sorunu olarak ele alması çağrısında bulundu. Amnesty International'ın Nairobi şefi, 'Her gün bir kadın öldürülüyor ve hükümet bu krizi görmezden geliyor' dedi. Protestocular, hükümetin somut adımlar atması için baskıyı artırmaya kararlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya'daki kadın cinayetleri protestosu, Türkiye'de de benzer bir toplumsal hassasiyetin olduğu bir döneme denk geliyor. Türkiye'de kadın cinayetleri yıllardır gündemdeyken, hükümetin bu konudaki politikaları sıkça eleştiriliyor. Kenya'daki hareket, kadın hakları mücadelesinin küresel bir dayanışma ağına sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye için çıkarılacak ders, kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumsal farkındalığın da kritik olduğudur. Ayrıca, bu tür protestoların uluslararası kamuoyunda yankı bulması, Türkiye'deki benzer eylemlere de moral vermektedir.