Kenya, hiçbir Ebola vakası kaydedilmemiş olmasına rağmen, ABD'nin ülkede bir Ebola tedavi tesisi inşa etmesine izin vermesiyle sarsılıyor. Tesisin yalnızca ABD vatandaşlarını tedavi etmek üzere tasarlanması, Kenyalıları “neden bizim topraklarımızda ama bizim için değil?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Protestolar ve kamuoyu eleştirilerine karşın, Kenya hükümeti projeyi sürdürme kararlılığını koruyor.
Tesisin Amacı ve Hükümetin Tutumu
ABD Savunma Bakanlığı tarafından finanse edilen tesis, Doğu Afrika'da olası bir Ebola salgınına karşı ABD personeline hızlı müdahale imkânı sağlamak için planlandı. Kenya Sağlık Bakanlığı, tesisin acil durumlarda Kenyalılara da hizmet verebileceğini belirtse de, bu açıklama halkı ikna etmeye yetmedi. Muhalefet milletvekilleri, tesisin ülkenin egemenliğine ve sağlık sistemine gölge düşürdüğünü savunuyor.
Kenya Devlet Başkanı William Ruto, ABD ile stratejik ortaklığın bir parçası olarak gördüğü projeyi savunurken, kamuoyu yoklamaları halkın %70'inden fazlasının tesise karşı olduğunu gösteriyor. Başkent Nairobi'deki protestolarda “Ebola yok, ABD üssü istemiyoruz” sloganları atılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Doğu Afrika, son yıllarda Ebola salgınlarına sahne olurken, Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde zaman zaman vakalar görülüyor. ABD'nin bölgede askeri sağlık altyapısı kurması, Afrika Boynuzu'ndaki stratejik çıkarlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, tesisin ABD'nin Afrika'daki askeri varlığını kalıcı hale getirme çabası olduğunu belirtiyor. Çin ve Rusya'nın Afrika'daki artan etkisine karşı ABD'nin “yumuşak güç” hamlesi olarak da yorumlanan proje, Kenya'nın iç siyasetinde tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya'daki ABD Ebola tesisi tartışması, Türkiye için Afrika'da sağlık diplomasisi ve egemenlik hassasiyeti açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, Somali ve Sudan gibi ülkelerde sağlık altyapısı projeleri yürütürken, yerel halkın rızasını kazanmanın önemini biliyor. ABD'nin bu adımı, Afrika'da büyük güçler arasındaki rekabetin bir yansıması olarak Türkiye'nin bölgedeki sağlık ve kalkınma yardımlarını daha da ön plana çıkarabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Ebola gibi salgınlarla mücadelede Dünya Sağlık Örgütü ile iş birliği içinde olması, bu tür krizlerde arabuluculuk rolünü güçlendirebilir.