Peru'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi, dördüncü kez aday olan muhafazakâr siyasetçi Keiko Fujimori oldu. Fujimori, oyların yüzde 50.1'ini alarak rakibi solcu Pedro Castillo'yu dar bir farkla geride bıraktı ve ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı seçildi. Medya kuruluşlarına göre bu sonuç, Latin Amerika'da siyasi yelpazenin sağına doğru bir kayma olarak yorumlanıyor. Fujimori'nin zaferi, babası Alberto Fujimori'nin 1990-2000 yılları arasındaki otoriter yönetimine atıfta bulunan eleştirilerle karşılandı. Seçim süreci boyunca yolsuzluk iddiaları ve aile bağlantıları üzerinden eleştirilen Fujimori, kampanyasını ekonomik istikrar ve güvenlik vaatleri üzerine kurdu.
Gelişmenin arka planı
Keiko Fujimori, 2021, 2016 ve 2011'deki başarısız adaylıklarının ardından dördüncü kez seçimlere girdi. Babası Alberto Fujimori'nin insan hakları ihlalleri ve yolsuzluk suçlamalarıyla hapis cezası çekmesi, Keiko'nun siyasi kariyerini gölgeledi. Geçtiğimiz yıl kendisi de kampanya finansmanı usulsüzlükleri nedeniyle yargılanmış ancak beraat etmişti. Castillo'yu dar farkla geçmesinde, kırsal kesimdeki oyların yanı sıra başkent Lima'da üst ve orta sınıfın desteğini alması etkili oldu. Ekonomik büyüme vaatleri ve suçla mücadele söylemi, seçmen nezdinde karşılık buldu.
Fujimori'nin zaferi, Peru'nun madencilik politikalarını da etkileyecek. Castillo, madencilik şirketlerine daha yüksek vergiler getireceğini belirtmişti. Fujimori ise yabancı yatırımı teşvik edecek politikalar izleyeceğini açıkladı. Bu durum, ülkenin bakır üretiminde küresel bir oyuncu olduğu düşünüldüğünde uluslararası piyasalar tarafından yakından izleniyor. Geçiş sürecinde Fujimori'nin kabinesini nasıl oluşturacağı ve Castillo destekçilerinin protestoları endişe yaratıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Fujimori'nin seçilmesi, Latin Amerika'da iktidarın sağa kaydığı bir döneme denk geldi. Brezilya, Arjantin ve Şili'de solcu hükümetler iktidardayken, Peru'nun sağa yönelmesi bölgesel bir denge unsuru olarak değerlendiriliyor. Ekonomik olarak Fujimori, serbest piyasa politikaları benimseyen ülkelerle daha iyi ilişkiler geliştirebilir. ABD, Peru'nun en büyük ticaret ortaklarından biri olduğu için Washington yönetimi, Fujimori'nin zaferini olumlu karşıladı. Çin ise Peru'daki madencilik yatırımlarının geleceği konusunda temkinli. Fujimori, daha önceki kampanyalarında yolsuzlukla mücadele söylemleri kullanmış ancak bu konuda somut adımlar atamamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika ile ticari ilişkilerinde önemli bir ortak. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 300 milyon dolar civarında olup, Fujimori döneminde bunun artması beklenebilir. Türkiye'nin savunma sanayii ürünlerine yönelik Peru pazarı ilgisi sürüyor. Öte yandan, Fujimori'nin izolasyonist politikaları benimsememesi, Türk yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratabilir. Bölgesel güç dengesi açısından Peru'nun sağa kayması, Türkiye'nin Brezilya ve Arjantin ile olan sol tandanslı ilişkilerini etkilemez ancak PERU ile iş birliği kanallarını genişletebilir.