Peru'da muhafazakar siyasetçi Keiko Fujimori, ülkenin son 10 yıldaki dokuzuncu cumhurbaşkanı olarak Perşembe günü yemin ederek göreve başladı. Eski diktatör Alberto Fujimori'nin kızı olan Keiko Fujimori, kongredeki yemin töreninin ardından başkanlık sarayında düzenlenen törenle resmen görevine başladı. 54 yaşındaki Fujimori, ülkeyi derin bir siyasi krizden çıkarma vaadiyle göreve gelirken, Latin Amerika'da yükselen sağ popülist dalganın da en yeni temsilcisi oldu.
Görev Devri ve Siyasi Kriz
Fujimori, görevi önceki cumhurbaşkanı Pedro Castillo'dan devraldı. Castillo, Aralık ayında kongreyi feshetme girişiminin ardından görevden alınmış ve yargı süreci başlamıştı. Castillo'nun ardından geçici olarak göreve gelen Dina Boluarte ise sadece birkaç ay görevde kalabilmişti. Ülke, son on yılda siyasi istikrarsızlık ve yolsuzluk skandallarıyla sarsılırken, art arda gelen hükümet değişiklikleri halkta yılgınlık yarattı.
Fujimori'nin göreve gelişi, birçok Perulu tarafından umutla karşılanırken, bazı kesimler ise eski bir diktatörün kızının yeniden iktidara gelmesinden endişe duyuyor. Fujimori, kampanya süresince yolsuzlukla mücadele, ekonomik istikrar ve güvenlik konularına ağırlık verdi. İlk icraatları arasında kongredeki yemin töreninin ardından yaptığı konuşmada, 'Ülkeyi yeniden ayağa kaldırmak için tüm gücümle çalışacağım' dedi.
Fujimori'nin babası Alberto Fujimori, 1990-2000 yılları arasında ülkeyi demir yumrukla yönetmiş, ancak yolsuzluk ve insan hakları ihlalleri nedeniyle hapis cezasına çarptırılmıştı. Keiko Fujimori, babasının mirasını üstlenmekle birlikte, daha ılımlı bir çizgi izleyeceğini ve demokratik kurumlara saygı göstereceğini belirtiyor. Ancak muhalefet, Fujimori'nin geçmişteki otoriter eğilimlerinin devam edeceği konusunda uyarıyor.
Latin Amerika'da Sağ Dalga
Fujimori'nin göreve gelmesi, son yıllarda Latin Amerika'da gözlemlenen sağa kayış eğiliminin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Brezilya'da Jair Bolsonaro'nun ardından Şili'de José Antonio Kast, Kolombiya'da Iván Duque gibi sağcı liderler bölgede etkisini artırmıştı. Ancak son dönemde sol dalganın da güçlendiği görülüyor; Meksika, Arjantin ve Bolivya'da sol hükümetler iş başında. Fujimori'nin zaferi, bölgedeki siyasi yelpazenin ne kadar kutuplaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, Fujimori'nin en büyük sınavının ekonomik krizle başa çıkmak olacağını belirtiyor. Peru, pandemi sonrası ekonomik toparlanma sürecinde yüksek enflasyon ve artan işsizlikle mücadele ediyor. Ayrıca sosyal eşitsizlik ve yoksulluk da ülkenin öncelikli sorunları arasında. Fujimori'nin ekonomik programı liberal politikalar üzerine kurulu; ancak bunun toplumun geniş kesimlerine ne kadar fayda sağlayacağı tartışma konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Keiko Fujimori'nin Peru'da göreve başlaması, doğrudan Türkiye dış politikasını etkileyen bir gelişme olmamakla birlikte, Latin Amerika'da sağ hükümetlerin yükselişi küresel dengeler açısından önemli. Türkiye'nin bölgeyle ticari ve diplomatik ilişkileri son yıllarda gelişme gösteriyor; Fujimori yönetiminin izleyeceği dış politika, Türkiye ile Peru arasındaki ilişkilerin seyrini belirleyebilir. Ayrıca, küresel ekonomide yaşanabilecek değişimler, Türkiye'nin Latin Amerika ile ticaretini dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle, Fujimori döneminde Peru'nun istikrar kazanması, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle olan ekonomik işbirliğine olumlu yansıyabilir.