Kazakistan'da 19 Mart'ta yapılan ve iktidar partisi Amanat'ın ezici çoğunlukla kazandığı parlamento seçimlerinin ardından ülkenin gelecekteki dış politika yönelimi, Moskova ile Batı arasında artan gerilim ve Çin'in bölgedeki yükselişi göz önüne alındığında kritik bir önem taşıyor. Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev'in yetkilerini giderek merkezileştirdiği ülke, bu seçimlerle birlikte Rusya, Avrupa Birliği ve Çin arasındaki zorlu denge oyununu sürdürmek zorunda kalacak.
Gelişmenin arka planı
Pazar günü yapılan erken parlamento seçimlerinde, Cumhurbaşkanı Tokayev'in partisi Amanat'ın sandalyelerin yaklaşık yüzde 70'ini kazandığı bildirildi. Seçim, Ocak 2022'deki kanlı protestoların ardından siyasi reform vaatleriyle gündeme gelmişti; ancak Batılı gözlemciler seçimlerin uluslararası standartlarda adil ve özgür olmadığını belirtiyor. Tokayev, 2022'deki ayaklanmayı bastırmak için Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nden (KGAÖ) askeri destek almış, bu da ülkenin Moskova'ya bağımlılığını pekiştirmişti. Öte yandan Tokayev, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşına mesafeli bir tutum sergileyerek Batı ile de iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.
Seçim sonuçları, Tokayev'in reform söylemine rağmen siyasi sistemde köklü bir değişiklik beklentisini karşılamadı. Muhalefet partileri meclise girmeyi başaramadı veya sembolik bir varlık gösterebildi. Bu durum, ülkenin iç siyasetindeki otoriter eğilimleri pekiştirirken, dış politikada ise pragmatik çizginin devam edeceğine işaret ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Kazakistan, zengin doğal kaynakları ve Hazar Denizi'ndeki enerji rezervleriyle büyük güçlerin ilgisini çeken bir ülke. Rusya, Kazakistan'ın en büyük ticaret ortağı konumunda ve ülke, Rusya'nın öncülüğündeki Avrasya Ekonomik Birliği'nin üyesi. Ancak Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımları, Kazakistan'ı ekonomik çeşitlendirme arayışına itiyor. Çin, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Kazakistan'a büyük yatırımlar yapıyor; bu da ülkeyi Çin'in nüfuz alanına daha da yaklaştırıyor. Avrupa Birliği ise Kazakistan'ın en büyük ihracat pazarı ve önemli bir yatırımcı; özellikle enerji sektöründe AB şirketleri aktif. Kazak hükümeti, çok vektörlü dış politika anlayışı çerçevesinde bu üç güç arasında denge kurmaya çalışırken, bir yandan da bağımsızlığını korumaya çalışıyor.
Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, Kazakistan'ı zor bir konuma soktu. Tokayev, savaşta tarafsız bir pozisyon benimserken, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne desteğini dile getirerek Moskova'yı rahatsız etti. Ancak Rusya ile ekonomik ve güvenlik bağları, tam bir kopuşu engelliyor. Batı ise Kazakistan'ı Rusya'ya karşı bir denge unsuru olarak görüyor; ancak Çin'in bölgedeki artan etkisi, Batı için de bir endişe kaynağı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kazakistan ile tarihsel, kültürel ve ekonomik bağlara sahip. İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda artış gösterdi; Türk şirketleri inşaat, tekstil ve gıda sektörlerinde aktif. Kazakistan'ın dış politikadaki denge arayışı, Türkiye'nin Orta Asya'daki nüfuzunu artırma hedefiyle örtüşüyor. Ankara, Astana ile enerji ve savunma alanlarında iş birliğini geliştirmeye çalışırken, Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde de ilişkileri derinleştiriyor. Bu seçim sonuçları, Kazakistan'ın istikrarını koruduğu sürece Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını genişletebilir; ancak Rusya ve Çin'in güçlü varlığı, Türkiye'nin etkisini sınırlayan bir faktör olmaya devam ediyor.