Ekvador'un Pasifik kıyısındaki San Mateo ve Jaramijo köylerinde, şafakla birlikte küçük balıkçı tekneleri açık denizlere yöneliyor. Ancak bu balıkçılar, yalnızca 'iyi bir av' vaadiyle değil, aynı zamanda uyuşturucu kartellerinin tehditleri ile ABD'nin hava saldırıları arasında sıkışmış bir yaşam mücadelesi veriyor. Yerel balıkçılar, denizin artık kendilerine ait olmadığını, suların suç örgütlerinin ve uluslararası operasyonların çatışma alanına dönüştüğünü söylüyor.
Balıkçıların Zorlu Mücadelesi
San Mateo ve Jaramijo'nun yaklaşık bin balıkçısı, geçimlerini sağlamak için her gün denize açılıyor. Ancak son yıllarda, bu suların güvenliği ciddi şekilde tehdit altında. Meksika ve Kolombiya merkezli uyuşturucu kartelleri, kokain kaçakçılığı için Pasifik rotasını kullanıyor ve bu durum, balıkçıları istemeden suç örgütlerinin çarklarına dahil ediyor. Karteller, balıkçı teknelerini uyuşturucu taşımak için kullanmaya çalışıyor; teklifi reddedenler ise ölüm tehditleri alıyor. Balıkçılar, ailelerinin güvenliği için kaçakçılık tekliflerini kabul etmek zorunda kaldıklarını, ancak bu durumun onları ABD'nin uyuşturucuyla mücadele operasyonlarının hedefi haline getirdiğini anlatıyor.
ABD Öncelikle Karayip Denizi ve Orta Amerika üzerinden yürütülen uyuşturucuyla mücadele operasyonlarını, son dönemde Pasifik kıyılarına yoğunlaştırmış durumda. Bu kapsamda, Ekvador kıyılarında ABD savaş gemileri ve uçakları, uyuşturucu sevkiyatlarını durdurmak için hava saldırıları düzenliyor. Ancak bu saldırılar, çoğu zaman balıkçı teknelerini hedef alıyor; çünkü karteller, uyuşturucuyu av sandıkları içinde gizleyerek sivil tekneler gibi görünmeye çalışıyor. Bu durum, balıkçıların hem kartel şiddetinden hem de ABD'nin operasyonlarından kaçış yolu bulamamasına neden oluyor.
Bölgesel ve Küresel Güvenlik Krizine Dönüşüyor
Ekvador, coğrafi konumu nedeniyle uyuşturucu kaçakçılığının önemli bir geçiş noktası haline geldi. Kolombiya ve Peru'da üretilen kokain, Ekvador kıyılarından Orta Amerika ve Meksika'ya taşınıyor. Bu durum, ülkenin güvenlik güçlerini zorlarken, ABD'nin askeri müdahalesi de bölgede yeni bir gerginlik yaratıyor. Ekvador hükümeti, ABD'nin operasyonlarını desteklemekle birlikte, yerel balıkçıların mağdur olmaması için daha etkili bir işbirliği mekanizması kurulması gerektiğini vurguluyor. Ancak şu ana kadar bu yönde somut bir adım atılmış değil.
Kartellerin balıkçıları kullanma taktiği yeni değil; ancak Ekvador özelinde, yerel ekonominin büyük ölçüde balıkçılığa bağımlı olması, bu sorunu daha da derinleştiriyor. Balıkçılar, bir yandan geçimlerini sağlamak için denize açılmak zorunda, diğer yandan can güvenlikleri için kartellere boyun eğiyor. Bu durum, çoğu zaman trajik sonuçlara yol açıyor; örneğin, geçen yıl bir balıkçı teknesi ABD savaş uçaklarının açtığı ateş sonucu batırılmış ve üç balıkçı hayatını kaybetmişti. Olayın ardından yapılan açıklamada, teknenin uyuşturucu taşıdığı belirtilmiş ancak balıkçı aileleri, teknelerinde sadece av malzemesi olduğunu savunmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası işbirliklerine aktif olarak katılıyor ve benzer sorunlar yaşayan ülkelerle deneyimlerini paylaşıyor. Ekvador'daki bu durum, uyuşturucu rotalarının değişkenliğini ve yerel halkın bu rotalar üzerindeki savunmasızlığını gösteriyor. Türkiye'nin, Latin Amerika ülkeleriyle güvenlik işbirlikleri geliştirmesi ve uyuşturucuyla mücadelede sivil kayıpların önlenmesi için uluslararası mekanizmaların güçlendirilmesine katkı sağlaması mümkün. Ayrıca, bölgedeki ABD müdahalelerinin sonuçları, küresel güvenlik politikalarının yerel halk üzerindeki etkileri açısından Türk dış politikasına dersler içeriyor.