Ankara, 9 Ağustos - Türk hükümet yetkilileri, Karadeniz'e yönelik gemi geçişlerinin, güvenlik endişelerinin artmasına rağmen Türk boğazlarında sorunsuz bir şekilde devam ettiğini Pazar günü Reuters'a doğruladı. İki üst düzey Türk yetkilinin verdiği bilgiye göre, gemilerin geçişi, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde olağan prosedürlerle sürüyor. Bu açıklama, bölgede artan gerginliklerin ve deniz güvenliğine yönelik tehditlerin gündemde olduğu bir dönemde geldi. Yetkililer, geçişlerde herhangi bir aksama yaşanmadığını ve ticari seyrüseferin normal akışında devam ettiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları Şubat 2022'de başladığından bu yana Karadeniz, uluslararası güvenlik açısından kritik bir bölge haline geldi. Özellikle tahıl koridoru anlaşmasının sona ermesi ve Rusya'nın Ukrayna limanlarına yönelik saldırıları, bölgedeki deniz trafiğini tehdit eder boyutlara ulaştı. Türkiye, hem NATO üyesi hem de Karadeniz'e kıyıdaş bir ülke olarak bu süreçte önemli bir rol oynuyor. Montrö Sözleşmesi uyarınca Türkiye, boğazların geçiş rejimini düzenleme yetkisine sahip ve savaş durumunda bazı kısıtlamalar uygulayabiliyor. Ancak yetkililer, ticari gemilerin geçişinde herhangi bir engel bulunmadığını vurguluyor.
Söz konusu açıklama, Rusya'nın Karadeniz'deki limanlara yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarını yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi. Geçtiğimiz haftalarda Ukrayna, Rusya'nın tahıl yüklü gemilere yönelik tehditlerine karşı yeni bir deniz koridoru oluşturma girişiminde bulundu. Bu gelişmeler, sigorta şirketlerinin Karadeniz'e giden gemiler için primleri artırmasına neden oldu; ancak Türk yetkililer, boğazlardaki geçişlerin etkilenmediğini ifade etti. Reuters'a konuşan yetkililerden biri, "Gemiler, planlanan programlarına uygun olarak geçiş yapıyor. Herhangi bir gecikme veya iptal söz konusu değil" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Karadeniz'in güvenliği, yalnızca bölgesel değil, küresel gıda güvenliği açısından da belirleyici bir öneme sahip. Ukrayna ve Rusya, dünya tahıl ihracatının önemli bir bölümünü karşılıyor. Tahıl koridorunun işlevsiz hale gelmesi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde gıda fiyatlarının yükselmesine yol açma riski taşıyor. Türkiye, bu süreçte hem Rusya hem Ukrayna ile diyaloğunu sürdürerek tahıl anlaşmasının yeniden canlandırılması için çaba gösteriyor. Boğazlardan geçişlerin sorunsuz devam etmesi, bu girişimlerin başarılı olabilmesi için kritik bir ön koşul olarak değerlendiriliyor.
Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığını artırması, NATO'nun bölgeye yönelik ilgisini de artırdı. Romanya ve Bulgaristan gibi müttefikler, deniz güvenliğini güçlendirmek için mayın temizleme operasyonlarına katılıyor. Türk boğazlarının açık tutulması, hem NATO'nun hem de ticari gemilerin Karadeniz'e erişimi açısından hayati önem taşıyor. Türkiye'nin bu noktada izlediği denge politikası, hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın tepkisini çekmeden geçişleri düzenlemeye devam etmesini sağlıyor. Uzmanlar, Türkiye'nin Montrö'yü uygulama biçiminin, bölgedeki gerginliğin tırmanmasını önlemede önemli bir faktör olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Karadeniz'deki stratejik konumunu ve Montrö Sözleşmesi'nden kaynaklanan sorumluluklarını bir kez daha öne çıkarıyor. Türkiye, boğazların güvenliğini sağlarken, hem Rusya hem Ukrayna ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. Geçişlerin sorunsuz sürmesi, Türkiye'nin kriz yönetimindeki etkinliğini gösteriyor ve bölgesel istikrara katkı sağlıyor. Ancak bu durum, Türkiye'nin Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde de hassas bir denge unsuru oluşturuyor. Özellikle ABD ve AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları karşısında Türkiye'nin izlediği bağımsız politika, zaman zaman eleştirilere neden olabiliyor. Yine de Türkiye'nin bu tutumu, enerji ve gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip bir bölgede kendi çıkarlarını koruma adına rasyonel bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.