ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney'i, birkaç haftadır devam eden ve onlarca ABD eyaletini etkisi altına alan orman yangını dumanları nedeniyle sert bir dille uyardı. Trump, Kanada'nın yangınlardan kaynaklanan dumanın Amerikan havasını “zehirlediğini” iddia ederek Ottawa yönetimine yeni gümrük tarifeleri tehdidinde bulundu. Bu gelişme, zaten gergin olan Amerika Birleşik Devletleri-Kanada ilişkilerine yeniden tansiyon ekledi.
Yangın dumanı siyasi krize dönüşüyor
Kanada'nın batı eyaletlerinde haftalardır süren orman yangınları, çıkan yoğun dumanın rüzgarlarla güneye taşınması sonucu ABD'nin en az 13 eyaletinde hava kalitesini ciddi şekilde düşürdü. New York, Chicago ve Detroit gibi büyük şehirlerde hava kirliliği seviyeleri sağlık açısından tehlikeli boyutlara ulaştı. Trump yönetimi, bu durumu Kanada'nın “kayıtsızlığına” bağlayarak Başbakan Carney'e yönelik suçlamalarını artırdı.
Başkan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kanada yangınları Amerikan halkını zehirliyor. Carney ya bu sorunu çözer ya da Kanada mallarına yüzde 25 ek vergi koyarız” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray sözcüsü de konuyla ilgili olarak, “Amerikan halkının sağlığı korunacak, gereken adımlar atılacak” dedi.
Kanada Başbakanı Mark Carney ise Trump'ın tehditlerine yanıt olarak, “Yangınlar doğal bir felaket, sınır tanımıyor. Birlikte çalışmalıyız, birbirimizi suçlamamalıyız” şeklinde konuştu. Ancak Trump yönetiminin tarife tehdidi, iki ülke arasında zaten sorunlu olan ticaret ilişkilerini daha da germe potansiyeli taşıyor.
Küresel yansımalar ve ticaret savaşı riski
ABD ile Kanada arasındaki bu yeni gerilim, sadece iki ülkeyi değil, küresel ticaret dengelerini de etkileyebilir. Özellikle otomotiv, kereste ve enerji sektörlerinde entegre tedarik zincirleri bulunan iki ülke arasında olası bir ticaret savaşı, Kuzey Amerika ekonomisini olumsuz etkileyebilir.
Kanada, ABD'nin en büyük ikinci ticaret ortağı konumunda. Trump'ın daha önce de Kanada'dan ithal edilen çelik ve alüminyuma ek gümrük vergileri koyması, ilişkileri zaten germişti. Şimdi ise çevre felaketinin siyasi bir krize dönüşmesi, liderler arasındaki güveni daha da sarsıyor.
Uzmanlar, yangın dumanının sınır aşan doğası nedeniyle bu tür bir suçlamanın uluslararası hukukta dayanağının zayıf olduğunu belirtiyor. Ancak Trump yönetiminin iç kamuoyuna yönelik sert söylemi, Kasım ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde popülist bir adım olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada arasındaki bu gerilim, Türkiye açısından iki noktada önem taşıyor. Birincisi, ABD'nin müttefiklerine karşı tarifeleri bir dış politika aracı olarak kullanması, Türkiye'nin de benzer baskılarla karşılaşabileceğini gösteriyor. Özellikle CAATSA yaptırımları ve F-35 sürecinde ABD'nin bu tür adımları Türkiye tarafından yakından izleniyor. İkincisi, sınır aşan çevre felaketlerinin siyasallaşması, iklim değişikliğinin güvenlik boyutunu öne çıkarıyor. Türkiye, Akdeniz havzasında benzer orman yangını riskleriyle karşı karşıya ve bölgesel iş birliğinin önemi bir kez daha anlaşılıyor.