Kanada hükümeti, 2026 yılında vatandaşlık alan binlerce kişiye sertifikalarını iade etmeleri çağrısı yapan mektuplar gönderdi. Ottawa'dan yapılan açıklamada, iptal kararlarının usulsüzlük tespit edilen vakalarla sınırlı olduğu belirtilse de, uygulama ülkede büyük bir kafa karışıklığına yol açtı. Etkilenen kişiler, sosyal medyada sertifikalarının iptal edildiğine dair bildirimler aldıklarını ve Kanada'da kalış statülerinin belirsizleştiğini ifade ediyor. Göçmenlik Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, vatandaşlık iptalleri yalnızca 'başvuru sırasında yanıltıcı bilgi veren veya belge tahrifatı yapan' kişileri kapsıyor. Ancak sürecin şeffaf olmaması, masum vatandaşların da mağdur olabileceği endişesini artırıyor.
Vatandaşlık İptali Süreci Nasıl İşliyor?
Kanada Göçmenlik Bakanlığı, 2026 yılında vatandaşlık alan yaklaşık 10 bin kişiye mektup gönderdi. Mektuplarda, alıcılardan 30 gün içinde vatandaşlık sertifikalarını iade etmeleri isteniyor. İptal gerekçeleri arasında sahte belge kullanımı, ikamet şartını yerine getirmeme ve güvenlik soruşturmasında eksiklikler yer alıyor. Bakanlık, bu kişilerin vatandaşlık başvurularının 'yeniden değerlendirildiğini' ve çoğu durumda iptal kararının kesin olduğunu duyurdu. Kanadalı hukukçular, böyle toplu bir iptal uygulamasının Anayasa'ya aykırı olabileceğini savunuyor. Zira Kanada vatandaşlığı, 'doğuştan kazanılan bir hak' olarak kabul ediliyor. Ancak hükümet, 'Vatandaşlık Yasası'nda 2024'te yapılan değişiklikle, usulsüzlük durumunda vatandaşlığın geriye dönük olarak iptal edilebileceğini belirtiyor.
Etkilenen kişilerden bazıları, vatandaşlık başvurularını yıllar önce yaptıklarını ve o dönemde tüm belgelerinin onaylandığını söylüyor. Toronto'da yaşayan Hint asıllı bir avukat olan Priya Sharma, 'Vatandaşlık belgemi 2026'da aldım. Şimdi iptal edileceğini öğrenince şok oldum. Çocuklarım Kanada'da doğdu, onların statüsü ne olacak?' diye soruyor. Bakanlık, iptal kararlarına karşı 60 gün içinde Federal Mahkeme'ye itiraz edilebileceğini duyurdu ancak bu süreçte kişilerin Kanada'da kalış statüleri belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Kanada'nın bu hamlesi, özellikle Hindistan, Pakistan, Çin ve Filipinler gibi yoğun göçmen alan ülkelerde büyük yankı uyandırdı. Bu ülkelerden Kanada'ya göç eden binlerce kişi, vatandaşlık iptali riskiyle karşı karşıya. Hindistan Dışişleri Bakanlığı, konuyu Ottawa nezdinde gündeme getireceğini açıkladı. Kanada'nın çok kültürlü yapısına vurgu yapan uzmanlar, toplu iptallerin ülkenin uluslararası itibarına zarar verebileceğini belirtiyor. Öte yandan, benzer uygulamalar Avustralya, İngiltere ve ABD'de de tartışılıyor. Örneğin Avustralya, 2020'de suçlu bulunan çifte vatandaşların vatandaşlığını iptal eden bir yasa çıkarmıştı. Kanada vakası, göçmenlik sistemlerinin güvenilirliğini sorgulatırken, diğer ülkelerin de benzer önlemler alabileceği yorumlarına yol açtı.
Uzmanlar, Kanada'nın bu adımının 'göçmenlik bürokrasisindeki zafiyetlerin bir sonucu' olduğunu söylüyor. Özellikle pandemi sonrası hızlandırılan vatandaşlık başvurularında denetim mekanizmasının yetersiz kaldığı belirtiliyor. Göçmenlik danışmanı Mark Johnson, '2024-2026 arasında başvuruların %40 arttığını ve dosyaların yeterince incelenemediğini' ifade ediyor. Bu durum, Kanada'nın göçmenlik politikasının yeniden ele alınmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'daki toplu vatandaşlık iptalleri, Türkiye'nin son yıllarda uyguladığı yatırım yoluyla vatandaşlık programı açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, 100 binlerce kişiye vatandaşlık verirken, başvuruların denetiminde benzer riskler bulunuyor. Kanada örneği, usulsüzlük tespitinde geriye dönük iptallerin mümkün olduğunu gösteriyor. Türk hükümeti, bu tür durumlara karşı hukuki altyapısını güçlendirmeli ve şeffaf bir denetim mekanizması oluşturmalıdır. Ayrıca, Türk vatandaşlığına geçenlerin sayısının artması, ileride benzer sorunlar yaşanma riskini artırabilir. Kanada'nın yaşadığı bu kriz, uluslararası göçmenlik politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.