Kanada'da, ABD Başkanı Donald Trump'ın başlattığı tarife savaşına karşı öfke had safhada. Başbakan Mark Carney, ülkenin dört bir yanındaki siyasi liderleri bir araya getirerek Trump'ın çelik ve alüminyum tarifelerine karşı 'bire bir misilleme' sözü verdi. Bu hamle, iki ülke arasındaki ticari gerilimi yeni bir boyuta taşırken, Kanadalı yetkililer Washington'a karşı 'ekonomik bağımsızlık' çağrısı yapıyor.
Ticaret savaşının perde arkası
Trump yönetimi, ulusal güvenlik gerekçesiyle Kanada'ya uyguladığı çelik ve alüminyum tarifelerini artırma kararı aldı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, bu sektörlerdeki ithalatın ABD'nin iç üretimini tehdit ettiği belirtildi. Ancak Ottawa, bu gerekçenin 'temelsiz' olduğunu savunuyor ve Dünya Ticaret Örgütü'ne şikayette bulunacağını duyurdu.
Kanada Başbakanı Mark Carney, yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, 'Kanada asla boyun eğmeyecek. Biz dostuz, müttefikiz, ama asla bir eyalet değiliz.' ifadelerini kullandı. Carney, Amerikan mallarına yönelik geniş kapsamlı misilleme tarifelerinin ilk etapta 30 milyar Kanada dolarını bulacağını, gerekirse bu rakamın 155 milyar dolara kadar çıkabileceğini açıkladı.
Muhalefet liderleri de hükümete tam destek verdi. Muhafazakar Parti lideri Pierre Poilievre, 'Bu bir ekonomik savaştır ve biz bu savaşı birlikte kazanacağız' dedi. Yeni Demokrat Parti lideri Jagmeet Singh ise işçilerin korunması için ek önlemler talep etti.
Küresel etkiler ve stratejik hamleler
Bu tarife savaşı, sadece iki ülkeyi değil, küresel tedarik zincirlerini de etkileyecek. Uzmanlar, artan maliyetlerin otomotiv, havacılık ve inşaat sektörlerinde fiyat artışlarına yol açabileceğini belirtiyor. Kanada, ayrıca Çin ve Avrupa Birliği ile ticari ittifaklarını güçlendirmek için temaslarını hızlandırdı.
Analistler, Trump'ın bu hamlesinin Kasım ara seçimleri öncesinde iç politikaya yönelik bir strateji olabileceğini yorumluyor. Ancak Kanada'nın kararlı duruşu, Kuzey Amerika ticaret anlaşmasının (USMCA) geleceğini de tartışmaya açtı. Ottawa, anlaşmanın yeniden müzakere edilmesini istemiyor, ancak gerekirse 'plan B' olarak Çin ve Avrupa pazarlarına yönelme seçeneğini masada tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada-ABD ticaret savaşı, küresel ticaretin korumacı dalgalarla çalkalandığı bir dönemde Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Ankara, benzer tarife baskılarıyla daha önce karşı karşıya kalmış bir ülke olarak bu süreci dikkatle izliyor. Türkiye'nin Kanada ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması (STA) kapsamında ticaret hacmi sınırlı olsa da, iki ülke arasındaki savunma sanayiindeki işbirliği kritik önemde. Ayrıca, bu gelişme Türkiye'nin de içinde bulunduğu tedarik zinciri dönüşümünü hızlandırabilir. Türk ihracatçıları, Kuzey Amerika pazarında artan fiyat baskısı nedeniyle rekabet avantajı bulabilir; ancak küresel ticaretteki belirsizlik, Türkiye'nin ihracat stratejilerini çeşitlendirmesini zorunlu kılıyor. Bu kriz, aynı zamanda Türkiye'nin alternatif ticaret ortaklıkları arayışını da destekleyen bir örnek teşkil ediyor.