Kanada'da savunma harcamalarındaki artış ve değişen tedarik öncelikleri, ülkenin havacılık, imalat ve teknoloji sektörlerini dönüştürüyor. Exchange Income Corporation CEO'su Mike Pyle ve AirBoss of America Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Gren Schoch, 2026 Bloomberg Kanada Finans Konferansı'nda Bloomberg'den Derek DeCloet moderatörlüğünde bir araya gelerek bu dönüşümün sektörler üzerindeki etkilerini tartıştı. Panelde, savunma bütçelerindeki artışın yerel sanayiye sağladığı fırsatlar ve tedarik süreçlerindeki değişim ele alındı.
Savunma Harcamalarındaki Artışın Arka Planı
Kanada, son yıllarda savunma harcamalarını kademeli olarak artırma kararı almış durumda. NATO müttefikleri arasında savunma yatırımlarını GSYİH'nın yüzde 2'sine çıkarma taahhüdü, Ottawa yönetimini yeni tedarik programları başlatmaya yönlendirdi. Bu programlar, yalnızca silahlı kuvvetlerin modernizasyonunu değil, aynı zamanda yerli savunma sanayisinin güçlendirilmesini de hedefliyor. Hükümetin açıkladığı savunma stratejisi, yerli üretim kapasitesinin artırılması ve kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılması gibi hedefler içeriyor.
Exchange Income Corporation, havacılık ve savunma alanında faaliyet gösteren iştirakleriyle bu dönüşümden doğrudan etkileniyor. Şirketin CEO'su Mike Pyle, konferansta yaptığı değerlendirmede, savunma tedarik zincirinde yaşanan değişimin şirketlerinin iş modelini nasıl etkilediğini anlattı. Özellikle uçak bakım-onarım, mürettebat eğitimi ve özel görev ekipmanları gibi alanlarda artan talebe dikkat çekti. Pyle, Kanada'nın savunma ihtiyaçlarının çeşitlenmesiyle birlikte, yerel çözüm ortaklarına olan ilginin arttığını vurguladı.
AirBoss of America ise savunma ve güvenlik sektörüne yönelik kauçuk bazlı ürünler, koruyucu ekipman ve kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) savunma çözümleri sunuyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Gren Schoch, değişen tehdit algılamalarının ve jeopolitik risklerin, savunma sanayisinde yeni ürün ve hizmet taleplerini beraberinde getirdiğini belirtti. Schoch, özellikle KBRN savunma ekipmanlarına olan ilginin arttığını ve şirketin bu alandaki üretim kapasitesini genişletmeyi planladığını ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kanada'nın savunma harcamalarındaki artış, yalnızca ülke içi bir mesele olmanın ötesinde, küresel savunma sanayisi dinamikleriyle de yakından ilişkili. ABD ile Kanada arasındaki savunma işbirliği, Kuzey Amerika Havacılık ve Uzay Savunma Komutanlığı (NORAD) çerçevesinde uzun yıllara dayanıyor. Son dönemde ABD'nin savunma tedarikinde yerelleşme eğilimleri ve Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerini artırma kararları, Kanadalı şirketler için hem fırsatlar hem de rekabet baskısı yaratıyor.
Öte yandan, Avrupa'daki güvenlik mimarisi, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında yeniden şekillenirken, NATO üyesi ülkelerin savunma sanayileri arasında işbirliği arayışları hız kazandı. Kanada, bu süreçte hem NATO içindeki yükümlülüklerini yerine getirmek hem de yerli sanayisini küresel pazarda konumlandırmak arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Bloomberg'in ev sahipliğinde düzenlenen konferansta konuşan yöneticiler, bu dengenin sektör oyuncuları için belirsizlikler barındırdığını ancak uzun vadede olumlu bir dönüşüm vaat ettiğini aktardı.
Savunma tedarik süreçlerindeki değişim, sadece büyük ölçekli projelerle sınırlı değil. KOBİ'ler ve teknoloji girişimleri için de yeni fırsat alanları doğuyor. Özellikle yapay zeka destekli savunma sistemleri, insansız hava araçları ve siber güvenlik çözümleri, Kanada'nın savunma ekosisteminde öne çıkan başlıklar arasında. Hükümetin savunma inovasyonu için ayırdığı fonlar, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin büyümesini destekliyor. Ancak, artan talep karşısında nitelikli işgücü temini ve tedarik zinciri dayanıklılığı gibi zorluklar da gündemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'nın savunma harcamalarını artırması ve yerli sanayiye yönelmesi, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı açısından dolaylı da olsa bir rekabet unsuru taşıyor. Son yıllarda Kanada, bazı savunma ürünlerinde Türkiye'ye yönelik ihracat kısıtlamaları uygulamıştı. Ottawa'nın kendi kapasitesini güçlendirmesi, bu kısıtlamaların uzun vadede devam edebileceğine işaret ediyor. Öte yandan, Türk savunma şirketleri için Kanada pazarında işbirliği fırsatları da doğabilir; özellikle insansız sistemler ve yazılım alanında. NATO çerçevesinde yürütülen ortak projeler, iki ülke arasındaki savunma sanayii diyaloğunu canlandırabilir. Türkiye'nin kendi yerli savunma projelerindeki deneyimi, Kanada'nın tedarik stratejisinde dikkate alabileceği bir model sunuyor.