Kanada, yalnızca ruhsal hastalığı olan kişiler için tıbbi yardımlı ölümü yasaklama kararı aldı. Adalet Bakanı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ülkenin en tartışmalı sağlık konularından biri olan bu meselede tartışmayı kapatmak istediklerini belirtti. Kanada, 2016 yılında yaşamının sonundaki hastalar için yardımlı ölümü yasallaştırmıştı.
Yasağın Arka Planı ve Yasal Süreç
Kanada'da 2016'da yürürlüğe giren yasa, yalnızca ölümcül hastalığı olan ve yakın zamanda öleceği öngörülen yetişkinlere tıbbi yardımlı ölüm hakkı tanıyordu. Ancak 2021'de yapılan bir düzenleme ile bu hak, ölümcül olmayan ancak kalıcı ve dayanılmaz acı çeken kişilere de genişletildi. Bu genişleme sırasında, ruhsal hastalığı olan kişilerin durumu tartışmalıydı ve 2023'te yürürlüğe girmesi planlanan ek düzenleme iki kez ertelenmişti. Adalet Bakanı'nın son açıklaması, ruhsal hastalığı tek başına yeterli görmeyen bir yaklaşımı yansıtıyor. Karar, ülkedeki sağlık uzmanları, hukukçular ve sivil toplum kuruluşları arasında uzun süredir devam eden tartışmalara bir nokta koymayı amaçlıyor.
Yasağın gerekçeleri arasında, ruhsal hastalıkların teşhisindeki belirsizlikler, iyileşme potansiyeli ve hastaların karar verme kapasitesine ilişkin endişeler yer alıyor. Psikiyatri dernekleri, ruhsal hastalığı olan bireylerin acılarının hafife alınmaması gerektiğini savunurken, muhalifler yardımlı ölümün ruhsal hastalıklar için de bir hak olması gerektiğini dile getiriyordu. Hükümet, bu adımla olası suiistimallerin önüne geçmeyi ve toplumsal uzlaşıyı sağlamayı hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kanada'nın bu kararı, dünya genelinde yardımlı ölüm yasalarının farklılık gösterdiği bir dönemde alındı. Hollanda, Belçika ve İsviçre gibi ülkelerde ruhsal hastalığı olan kişiler için de yardımlı ölüm mümkünken, ABD'nin bazı eyaletlerinde yalnızca ölümcül hastalıklar kapsamında izin veriliyor. Kanada, bu yasakla birlikte ruhsal hastalıklar söz konusu olduğunda daha temkinli bir çizgiye geçmiş oldu. Uluslararası alanda, özellikle Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlar, ruh sağlığı hakları ve hastaların özerkliği konusunda dengeli politikalar öneriyor. Kanada'nın kararı, diğer ülkeler için de bir referans noktası oluşturabilir.
Öte yandan, Quebec eyaleti daha önce benzer bir düzenlemeyi kendi içinde tartışmış, ancak federal düzeyde alınan bu karar eyaletler arası uygulama farklılıklarını da beraberinde getirebilir. Kanada'nın bu tutumu, evrensel sağlık sistemi içinde ruhsal hastalıkların tedavisine yönelik kaynakların artırılması gerekliliğini de gündeme getiriyor. Uzmanlar, yasağın tek başına yeterli olmadığını, ruh sağlığı hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de yardımlı ölüm yasal olarak düzenlenmemiş olup, yalnızca pasif ötenazi (tedavinin kesilmesi) belirli koşullarda tartışılmaktadır. Kanada'nın ruhsal hastalıklar için getirdiği yasak, Türkiye'deki ruh sağlığı politikaları ve hasta hakları açısından doğrudan bir düzenleme getirmese de küresel bir eğilimi yansıtması bakımından önemlidir. Türkiye, ruh sağlığı hizmetlerini güçlendirmeye yönelik adımlar atarken, bu tür uluslararası gelişmeleri yakından takip etmeli ve olası yasal düzenlemelerde hastaların korunmasını önceleyen bir yaklaşım benimsemelidir. Ayrıca, Kanada'nın kararı, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası sağlık politikalarında ruhsal hastalıkların önemine dair farkındalığı artırabilir.