Kanada ve Birleşik Krallık, NATO müttefikleri arasında savunma finansmanına yönelik farklı yaklaşımları koordine etme kararı aldı. Ottawa ve Londra, savunma harcamalarını artırmak ve ittifakın caydırıcılık kapasitesini güçlendirmek için birbirini tamamlayıcı mekanizmalar geliştiriyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, NATO zirvesi kapsamında Letonya Başbakanı Evika Siliņa ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde, savunma yatırımlarının sürdürülebilirliği ve mali yük paylaşımı konuları ele alındı.
Gelişmenin Arka Planı
NATO'nun 2023 Vilnius Zirvesi'nde müttefikler, gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) en az yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü yenilemişti. Ancak birçok üye ülke bu hedefe ulaşmakta zorlanıyor. Kanada, mevcut savunma harcamaları GSYİH'nın yaklaşık yüzde 1,4'ü seviyesinde kalırken, yeni yatırım planları açıklamıştı. İngiltere ise savunma bütçesini GSYİH'nın yüzde 2,5'ine çıkarmayı hedefliyor. Carney'nin Letonya ve Danimarka liderleriyle yaptığı görüşmelerde, özellikle Baltık bölgesindeki güvenlik durumu ve Rusya tehdidine karşı ortak savunma projeleri masaya yatırıldı. Letonya, NATO'nun doğu kanadında önemli bir üs ülke konumunda bulunurken, Danimarka Grönland'daki stratejik varlığıyla dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, NATO'nun savunma finansmanı tartışmalarında yeni bir aşamaya işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa müttefiklerine yönelik savunma harcamalarını artırma baskısı, Kanada ve İngiltere gibi ülkeleri alternatif modeller geliştirmeye itiyor. İki ülke, özel sektör yatırımlarını da içeren karma finansman mekanizmalarını araştırıyor. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin Avrupa Savunma Fonu ve NATO'nun ortak finansman programlarıyla uyumlu bir çerçeve oluşturulması hedefleniyor. Uzmanlar, bu koordinasyonun ittifak içindeki mali yük dağılımını daha adil hale getirebileceğini belirtiyor. Carney'nin zirve diplomasisi, Kanada'nın NATO'daki profilini yükseltme çabası olarak da yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada ve İngiltere'nin savunma finansmanında iş birliği yapması, NATO'nun mali yük paylaşımı tartışmalarında yeni bir dinamiğe işaret ediyor. Türkiye, savunma harcamalarında GSYİH'nın yüzde 2'sinin üzerinde bir oranla bu hedefi karşılayan az sayıda müttefikten biri. Ancak Türkiye'nin savunma sanayiinde yerli üretim ve teknoloji transferi konusundaki hassasiyeti göz önüne alındığında, Kanada ve İngiltere'nin özel sektör ağırlıklı modelleri, Türkiye'nin milli savunma projeleriyle nasıl uyum sağlayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Ayrıca, Baltık ve Kuzey Avrupa'ya odaklanan bu iş birliği, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki güvenlik dengelerini dolaylı olarak etkileyebilir.