Kanada'nın Hong Kong sakinlerine yönelik 'can simidi' olarak nitelendirilen göçmenlik programının kapanması, binlerce başvuru sahibini belirsizlik içinde bıraktı. Programın süresi dolmadan kalıcı oturum şartlarını yerine getiremeyen Hong Konglu göçmenler, alternatif olarak ABD ve İngiltere'ye yönelmeye başladı. Hong Kong merkezli göçmenlik danışmanları, bu durumun başvuru sahipleri arasında yaygın bir hayal kırıklığına yol açtığını belirtiyor.
Göçmenlik Programının Sonu ve Yeni Gerçekler
Kanada hükümeti, 2021 yılında Hong Kong'da yaşanan insan hakları ihlalleri ve ulusal güvenlik yasasının getirdiği kısıtlamalar nedeniyle Hong Konglulara özel bir göçmenlik yolu açmıştı. Bu program kapsamında, Kanada'da eğitim gören veya belirli iş deneyimine sahip Hong Konglular, kalıcı oturum başvurusu yapabiliyordu. Ancak programın 2026 yılında sona erecek olması, özellikle henüz şartları tamamlayamayan adaylar için büyük bir endişe kaynağı haline geldi.
Hong Kong'daki göçmenlik danışmanlarına göre, Kanada'nın bu kararı, programın başlangıcındaki 'cömert' yaklaşımın artık sürdürülemediğini gösteriyor. Danışmanlar, Kanada'nın göç politikalarını küresel ekonomik koşullar ve iç siyasi dinamikler çerçevesinde yeniden şekillendirdiğini, bu durumun da Hong Konglular için fırsatları daralttığını ifade ediyor.
Öte yandan, Kanada'ya yerleşmiş ancak kalıcı oturum şartlarını tamamlayamayan Hong Konglular, ülkede geçici statüyle yaşamaya devam ediyor. Bu belirsizlik, onların sosyal güvenlik haklarını ve uzun vadeli planlarını olumsuz etkiliyor. Bazı adaylar ise başvuru sürecini tamamlayabilmek için Kanada'da eğitim almaya devam ederken, diğerleri alternatif ülkeleri araştırmaya başladı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Kanada'nın bu adımı, Hong Kongluların göç rotalarında önemli bir değişime yol açtı. İngiltere, 2021'den beri Hong Konglulara özel vize programı uyguluyor; bu program sayesinde milyonlarca Hong Konglu İngiltere'ye göç edebilme hakkına sahip. ABD ise Hong Konglulara yönelik Özel İnsani Statü programını sürdürüyor, ancak bu programın kontenjanı sınırlı.
Uzmanlar, Kanada'nın kararının, bu ülkelerin göç politikalarına olan talebi artıracağını öngörüyor. Özellikle İngiltere'nin programı, hâlihazırda dünyanın en büyük Hong Konglu göçmen topluluklarından birini barındıran ülkede yeni bir dalga yaratabilir. Ancak İngiltere'nin de kendi göçmenlik politikalarını sıkılaştırdığı göz önüne alındığında, Hong Kongluların seçenekleri giderek daralıyor.
Küresel ölçekte ise bu gelişme, demokratik ülkelerin otoriter rejimlerden kaçanlara yönelik politikalarında bir değişim sinyali olarak yorumlanıyor. Hong Kong'un 2020'de ulusal güvenlik yasasıyla karşı karşıya kalmasından bu yana, yaklaşık 500 bin Hong Konglu ülkeyi terk etmiş durumda. Göçmenlik uzmanları, bu sayının önümüzdeki yıllarda artabileceğini, ancak Batılı ülkelerin bu konudaki istekliliğinin azaldığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'nın Hong Kong'a yönelik göç programını kapatması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmamakla birlikte, uluslararası göç politikalarındaki değişimi yansıtması açısından önem taşıyor. Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle sürekli göç akımlarına maruz kalan bir ülke olarak, Batılı devletlerin göçmenlik politikalarındaki bu tür daralmaların bölgesel etkilerini yakından izliyor. Ayrıca, Hong Kongluların yöneldiği alternatif ülkeler arasında Türkiye'nin de yer alması, zaman zaman gündeme gelen 'Hong Konglular için Türkiye'de özel program' tartışmalarını yeniden gündeme getirebilir. Göç konusunda insan hakları temelli bir yaklaşım benimseyen Türkiye, bu tür gelişmelerde uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapıyor.