Kanada doları, ABD ile Kanada arasında tırmanan ticaret gerilimi nedeniyle önemli ölçüde değer kaybetti. Yatırımcılar, iki ülke arasında tam kapsamlı bir ticaret savaşının patlak verebileceği endişesiyle Kanada para biriminden uzaklaşırken, ING stratejistleri Pazartesi günü yaptıkları açıklamada, "Daha küçük ve daha açık bir ekonomi olarak Kanada'nın bu durumdan kaybedecek daha çok şeyi var" dedi. Bu gelişme, Kuzey Amerika'nın en yakın ticari ortakları arasındaki ilişkilerde yeni bir dip noktaya işaret ediyor ve küresel piyasalarda tedirginlik yaratıyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump'ın Çarşamba günü Kanada'ya yönelik yeni gümrük tarifeleri uygulayacağını açıklamasının ardından Kanada doları, dolar karşısında %1'in üzerinde değer kaybederek 1.44 seviyesine kadar geriledi. Bu, Mart 2020'den bu yana en düşük seviye olarak kaydedildi. Kanada hükümeti ise buna misilleme olarak ABD'den ithal edilen mallara eşit oranda tarife uygulayacağını duyurdu. Başbakan Justin Trudeau, "Amerikalı dostlarımızla aramızdaki ilişkiyi önemsiyoruz, ancak haksız ticaret uygulamalarına boyun eğmeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Tarifelerin kapsamı, başta çelik ve alüminyum olmak üzere birçok sektörü etkiliyor. Uzmanlar, bu durumun iki ülke arasındaki yıllık ticaret hacminin 700 milyar doları aştığı göz önüne alındığında, hem Kanada hem de ABD ekonomisi üzerinde önemli olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Kanada'nın ihracatının yaklaşık %75'i ABD'ye gidiyor ve bu da ülkeyi bu ticari çatışmaya karşı savunmasız kılıyor. Öte yandan, ABD'nin de Kanada'dan yaptığı ithalat, özellikle enerji ürünleri ve otomotiv parçaları açısından kritik önem taşıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Ticaret savaşı endişeleri sadece Kanada'yı değil, küresel piyasaları da etkiliyor. Dolar endeksi, yatırımcıların güvenli liman arayışıyla yükselişe geçerken, gelişmekte olan ülke para birimleri de baskı altında. Avrupa'dan Asya'ya kadar birçok borsa, ticaret savaşının küresel büyümeyi yavaşlatacağı beklentisiyle değer kaybetti. Uluslararası Para Fonu (IMF), bu tür çatışmaların dünya ticaretini %7 oranında azaltabileceği uyarısında bulundu. Analistler, ABD'nin bu adımının, daha önce imzalanan USMCA (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) çerçevesini de ihlal edebileceğini ve bunun hukuki süreçlere yol açabileceğini ifade ediyor.
Kanada hükümeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) başvurarak anlaşmazlığın çözümü için yasal yolları deneyebileceğini açıkladı. Bununla birlikte, her iki ülkede de yaklaşan seçimlerin bu süreci daha da karmaşık hale getirebileceği belirtiliyor. Trump'ın tarım eyaletlerindeki popülaritesini korumak için sert bir duruş sergileyebileceği, Trudeau'nun ise ulusal birliği güçlendirmek için bu krizi kullanabileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, küresel ticaret dengelerini etkileyebilecek bir gelişme olarak Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, dış ticaretinde önemli ölçüde dolar bağımlılığı yaşarken, doların güçlenmesi ve küresel ticaret hacminin daralması, Türk ihracatçıları için yeni riskler oluşturabilir. Öte yandan, bu tür çatışmalar Türkiye'yi alternatif pazar arayışlarına yönlendirebilir; Kanada ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin artırılması fırsatları doğabilir. Ayrıca, küresel piyasalardaki dalgalanmalar Türkiye'nin cari açık finansmanını zorlaştırabilir. Ankara'nın bu süreçte hem ABD hem Kanada ile ilişkilerini dengeleyerek ekonomik risklere karşı hazırlıklı olması önem taşıyor.