Kanada Başbakanı Mark Carney, Pazartesi günü Kanada Kraliyet Donanması için 12 adet denizaltının inşasını kapsayan büyük bir savunma ihalesinin tercih edilen teklif sahibini açıklamaya hazırlanıyor. Globe and Mail gazetesinin Pazar günü yayımladığı habere göre, ihale sürecinin sonuna yaklaşan Kanada hükümeti, ülkenin denizaltı filosunu modernize etmek ve Arktik bölgesindeki varlığını güçlendirmek amacıyla bu stratejik adımı atıyor. İhalenin toplam değerinin on milyarlarca doları bulması beklenirken, kararın hem Kanada’nın savunma kapasitesine hem de uluslararası tedarik zincirine önemli etkileri olacak.
Gelişmenin arka planı
Kanada’nın mevcut denizaltı filosu, 1980’lerde hizmete giren dört adet Victoria sınıfı denizaltıdan oluşuyor. Bu eskiyen gemilerin bakım maliyetleri yüksek ve operasyonel kullanılabilirlik oranları düşük. Donanma, özellikle Arktik bölgesinde artan jeopolitik rekabet ve Rusya’nın faaliyetlerine karşı koymak için modern, buz altında çalışabilen denizaltılara ihtiyaç duyuyor.
İhaleye katılan başlıca adaylar arasında Fransa’nın Naval Group şirketi (Barracuda sınıfı), İsveç’ten Saab Kockums (A26 sınıfı), Almanya’dan ThyssenKrupp Marine Systems (Type 212CD) ve Güney Kore’den Hanwha Ocean (KSS-III sınıfı) gibi küresel savunma devleri yer alıyor. Kanada hükümeti, teknoloji transferi, yerli katılım ve işletme maliyetleri gibi kriterlere göre değerlendirme yapıyor.
Globe and Mail’in raporuna göre, Başbakan Carney’nin Pazartesi günü Ottawa’da düzenlenecek bir basın toplantısında kazananı duyurması bekleniyor. İhale süreci, 2022 yılında başlatılan bir fizibilite çalışmasının ardından resmen başlamıştı. Kanada hükümeti, ilk denizaltının 2030’ların ortalarında teslim alınmasını hedefliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu ihale yalnızca Kanada’nın savunma modernizasyonu için değil, aynı zamanda NATO’nun Kuzey Kanadı’nın güçlendirilmesi açısından da kritik. Arktik bölgesi, iklim değişikliği nedeniyle eriyen buzullarla yeni ticaret yollarına açılırken, Rusya’nın askeri faaliyetlerini artırması bölgeyi daha da stratejik hale getiriyor. Kanada, ABD ile birlikte NORAD komutası altında Kuzey Amerika hava savunmasını yürütse de, denizaltı gücünü artırarak bağımsız operasyon kabiliyeti kazanmak istiyor.
İhalenin sonucu, aynı zamanda Kanada’nın savunma sanayi yerelleştirme stratejisinin bir parçası. Kazanan şirketin, Kanada’da tersane yatırımı yapması ve yerli firmalarla işbirliği geliştirmesi bekleniyor. Bu durum, uluslararası silah ticaretinde Kanada’nın tedarikçi ülkelere bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada’nın denizaltı ihalesi, Türkiye’nin kendi denizaltı projeleri (MİLDEN ve REİS sınıfı) ile paralel bir gelişme. NATO müttefiki olan Kanada’nın modern denizaltı filosu oluşturması, ittifakın denizaltı konuşlandırmasını etkileyebilecek olsa da, Türkiye için doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturmuyor. Ancak ihalede Güney Kore gibi ülkelerin öne çıkması, Türk savunma sanayisinin Asya-Pasifik pazarındaki rekabet gücünü hatırlatıyor. Türkiye, benzer platformlar için teknoloji transferi ve yerli üretim tecrübesiyle, gelecekte bu tür ihalelerde kendini gösterebilir. Kanada’nın Arktik odaklı stratejisi, küresel denizaltı tedarikinde yeni bir pazar segmenti yaratabilir.