Kanada Başbakanı Mark Carney, ülkesinin ABD'ye yönelik misilleme tarifelerini uygulamaya koyacağını açıkladı. Karara göre, Kanada 1 Eylül itibarıyla ABD'den ithal edilen çelik, elektronik ve diğer ürünlere ek gümrük vergileri getirecek. Bu hamle, iki ülke arasında tırmanan ticaret savaşının en son adımı olarak değerlendiriliyor. Carney yaptığı açıklamada, "ABD'nin haksız tarifelerine karşı Kanada'nın çıkarlarını korumak zorundayız. Bu misilleme, Amerikan yönetimine ticaretin karşılıklı saygı çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini gösterecektir" dedi.
Misilleme Tarifelerinin Kapsamı ve Gerekçesi
Kanada hükümeti tarafından yapılan yazılı açıklamada, ABD'den ithal edilen bazı çelik ürünleri, elektronik eşyalar, ev aletleri ve çeşitli tüketim mallarına yüzde 25'e varan ek vergiler getirileceği belirtildi. Uygulamanın 1 Eylül 2025'te başlayacağı ve ilk etapta 12,5 milyar Kanada doları (yaklaşık 9,2 milyar ABD doları) değerindeki ithalatı kapsayacağı kaydedildi. Açıklamada, bu adımın ABD'nin geçtiğimiz aylarda Kanada çeliğine ve alüminyumuna uyguladığı yüzde 25'lik gümrük vergilerine bir yanıt olduğu vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz mart ayında ulusal güvenlik gerekçesiyle Kanada'dan yapılan çelik ve alüminyum ithalatına yüzde 25 ek vergi getirmişti. Kanada hükümeti o dönemde bu kararın "haksız ve hukuk dışı" olduğunu belirterek Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) şikayette bulunmuş, ancak ABD'nin geri adım atmaması üzerine misilleme hazırlıklarına başlamıştı. Uzmanlar, bu yeni tarifelerin Kanada'daki tüketici fiyatları üzerinde kısa vadede baskı oluşturabileceğini, ancak hükümetin önceliğinin ulusal ekonomik çıkarları korumak olduğunu ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Kanada ile ABD arasındaki bu ticari gerilim, Kuzey Amerika ekonomisini yakından ilgilendiriyor. İki ülke arasındaki yıllık ticaret hacmi 800 milyar Kanada dolarını aşıyor. Uzmanlar, ticaret savaşının derinleşmesi durumunda tedarik zincirlerinde aksamalar yaşanabileceği ve her iki ülkenin de ekonomik büyümesinin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, bu gelişme küresel ticaret savaşlarının da bir parçası olarak görülüyor. ABD son dönemde Çin, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle de tarife anlaşmazlıkları yaşıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), ticari korumacılığın küresel ekonomik büyümeyi yavaşlattığına dikkat çekiyor.
Kanada'nın bu adımı, aynı zamanda DTÖ'nün otoritesini zayıflatan bir gelişme olarak yorumlanıyor. Bazı ticaret uzmanları, ülkelerin karşılıklı misillemelerle DTÖ yerine ikili müzakerelere yönelmesinin küresel ticaret düzenini erozyona uğrattığını savunuyor. Ancak Kanada hükümeti, misilleme kararının uluslararası hukuka uygun olduğunu ve ABD'yi müzakere masasına çekmeyi amaçladığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu ticaret savaşı, Türkiye ekonomisini doğrudan etkilemese de dolaylı etkiler yaratabilir. ABD ve Kanada arasındaki tarifeler, küresel ticaret hacmini daraltarak dünya ticaretinde belirsizliği artırıyor. Türkiye, ihracatının önemli bir bölümünü AB ülkelerine yapıyor; ancak küresel ticaretin yavaşlaması, Türkiye'nin ana ihracat pazarlarındaki talebi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin çelik sektörü ABD'nin tarifelerinden daha önce etkilenmişti. ABD'nin Türk çeliğine uyguladığı ek vergiler, sektörün ihracatını zorlaştırmıştı. Bu yeni gelişme, ABD'nin korumacı politikalarının kalıcı olabileceğine işaret ediyor. Türkiye'nin, ticaret savaşlarının getirdiği belirsizliklere karşı yeni pazarlar bulma ve üretim maliyetlerini düşürme stratejilerini geliştirmesi önem taşıyor.