Kanada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada mallarına yönelik %50 oranında çelik ve alüminyum tarifeleri açıklamasının ardından, milyarlarca dolar değerindeki Amerikan ithalatına yönelik misilleme tarifelerini Salı günü erken saatlerde yürürlüğe koymaya hazırlanıyor. Bu adım, iki komşu ülke arasındaki ticaret anlaşmazlığını önemli ölçüde tırmandırıyor ve Kuzey Amerika'nın ekonomik entegrasyonunu tehdit ediyor.
Ticaret Savaşının Arka Planı
ABD'nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği %50'lik gümrük vergisi, Trump yönetiminin "Amerika'yı yeniden büyük yap" politikası çerçevesinde attığı en agresif adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kanada hükümeti, bu hamleyi Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırı bulduğunu ve ülke ekonomisine doğrudan zarar verdiğini belirtiyor. Ottawa yönetimi, misilleme tarifelerinin çelik, alüminyum, tarım ürünleri, beyaz eşya ve bazı tüketim mallarını kapsayacağını duyurdu. Kanada Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, tarifelerin "orantılı ve hedefli" olduğu ve ABD'li üreticiler üzerinde baskı oluşturacağı ifade edildi.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Kanadalı işçileri ve sanayimizi korumak için gereken her adımı atacağız. ABD'nin haksız tarifelerine kayıtsız kalmayacağız" dedi. Trudeau, aynı zamanda diplomatik kanalların açık olduğunu ve müzakerelere hazır olduklarını da sözlerine ekledi. Ancak Washington'dan yapılan açıklamalarda, Trump yönetiminin geri adım atmaya niyetli olmadığı görülüyor. Beyaz Saray Sözcüsü, "Başkan Trump, Amerikan çelik ve alüminyum sektörünü korumakta kararlıdır. Kanada'nın misillemesi haksızdır ve ABD çıkarlarını savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, bu tarifelerin yalnızca iki ülke arasındaki ticaret hacmini daraltmakla kalmayıp, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerini de olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor. Kanada, ABD'nin en büyük çelik ve alüminyum tedarikçilerinden biri konumunda. 2023 verilerine göre, ABD'nin çelik ithalatının yaklaşık %16'sı ve alüminyum ithalatının %50'den fazlası Kanada'dan karşılanıyor. Bu nedenle, tarifelerin ABD'li otomotiv, inşaat ve savunma sanayi gibi kritik sektörlerde maliyet artışlarına yol açması bekleniyor. Kanada tarafında ise, misilleme tarifelerinin özellikle tarım ve gıda ürünleri üzerinden ABD'li çiftçileri vuracağı öngörülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-Kanada ticaret anlaşmazlığı, sadece iki ülkeyi değil, aynı zamanda USMCA (Amerika Birleşik Devletleri-Meksika-Kanada Anlaşması) çerçevesinde yürütülen bölgesel ticaret düzenini de sarsıyor. Meksika, henüz resmi bir açıklama yapmasa da, benzer tarifelerle karşılaşma riski nedeniyle gelişmeleri yakından takip ediyor. Küresel ölçekte ise, ABD'nin tek taraflı tarife hamleleri, Çin ile devam eden ticaret savaşının yanı sıra Avrupa Birliği ile de gerilimi artırabilir. Avrupa Komisyonu, konuyla ilgili olarak "Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygun hareket edilmesi çağrısında bulunuyoruz" açıklamasını yaptı.
Ekonomistler, tarifelerin enflasyonist baskıyı artırarak merkez bankalarının para politikalarını zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Kanada Merkez Bankası (BoC), son toplantılarında faiz oranlarını sabit tutmuştu. Ancak artan maliyetler, faiz indirimlerini geciktirebilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, "Ticaret kısıtlamaları küresel büyümeyi yavaşlatır ve jeopolitik riskleri artırır" uyarısında bulundu.
Kanada'nın misilleme tarifeleri, aynı zamanda Kanada ekonomisi için de risk taşıyor. Ülke ekonomisi, ABD'ye yapılan ihracata büyük ölçüde bağımlı. Tarifeler nedeniyle Kanada'nın GSYİH'sının %1 ila %1,5 oranında azalabileceği tahmin ediliyor. Ottawa yönetimi, işletmelere destek paketleri ve çeşitlendirme stratejileri üzerinde çalışıyor. Ancak kısa vadede, tüketici fiyatlarının artması ve istihdam kayıpları kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, küresel korumacılık dalgasının derinleştiğini gösteriyor. Türkiye, ihracat pazarlarında artan rekabet ve dalgalanan döviz kurlarıyla karşı karşıya. ABD'nin çelik ve alüminyum tarifeleri, Türk ihracatçıları için de risk oluşturuyor; ancak Kanada'nın misillemesi, ABD pazarında Türk ürünlerine yönelik bir fırsat penceresi açabilir. Öte yandan, Türkiye'nin ABD ile olan ticaret açığı ve mevcut tarife dışı engeller, bu fırsatın sınırlı kalabileceğini gösteriyor. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar, Türkiye'nin lojistik avantajını kullanmasını gerektiriyor. Ankara, çok taraflı ticaret sistemini savunmalı ve Dünya Ticaret Örgütü nezdinde girişimlerini artırmalı.