Kanada, ABD ile ticaret anlaşmazlığının derinleşmesi üzerine 27,6 milyar Kanada doları değerindeki karşı tarifeleri yürürlüğe koydu. Ottawa yönetimi, Washington'un Kanada çelik ve alüminyum ürünlerine uyguladığı ithalat vergilerini iki katına çıkararak %50'ye yükseltmesine misilleme olarak bu adımı attı. Yeni tarifeler, iki ülke arasındaki ticaret savaşının daha da kızıştığını gösteriyor.
Ticaret Savaşının Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, Mart 2018'de ulusal güvenlik gerekçesiyle çelik ve alüminyum ithalatına ek vergiler getirmişti. Başlangıçta Kanada, Meksika ve Avrupa Birliği gibi yakın müttefiklere muafiyet tanınmıştı. Ancak 31 Mayıs 2018'de bu muafiyetler sona erdi ve Kanada çeliğine %25, alüminyumuna %10 ek vergi uygulanmaya başlandı. Kanada da aynı gün, 16,6 milyar Kanada doları değerinde ABD ürününe karşı tarife listesi açıklamıştı. Şimdi ise bu rakam 27,6 milyar doları buldu ve oranlar iki katına çıkarıldı.
Kanada'nın yeni tarifeleri, ABD'den ithal edilen çelik ve alüminyum ürünlerinin yanı sıra diğer çeşitli malları da kapsıyor.Kararla birlikte, Kanada'nın toplam karşı tarife tutarı 27,6 milyar Kanada dolarına ulaştı. Bu rakam, Kanada'nın ABD'ye yaptığı toplam ithalatın yaklaşık %10'una denk geliyor. Ottawa, ayrıca Dünya Ticaret Örgütü (WTO) nezdinde ABD'ye karşı dava açma sürecini de başlatmış durumda.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD'nin çelik ve alüminyum vergileri sadece Kanada'yı değil, Meksika, Avrupa Birliği, Türkiye ve diğer birçok ülkeyi de etkiledi. AB ve Meksika da benzer şekilde karşı önlemler almıştı. Bu durum, küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesine yol açtı. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, artan korumacılığın küresel büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısında bulundu.
Kanada'nın tarifeleri, kuzey Amerika'daki tedarik zincirlerini de olumsuz etkiliyor. Otomotiv, inşaat ve enerji sektörleri, çelik ve alüminyum maliyetlerindeki artıştan doğrudan etkileniyor. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, yaptığı açıklamada, "ABD'nin haksız vergilerine karşı Kanada'nın çıkarlarını korumak için kararlıyız" dedi. ABD Ticaret Temsilcisi ise Kanada'nın misillemesini "talihsiz" olarak nitelendirdi ve diyaloğa açık olduklarını belirtti.
Uzmanlar, ticaret savaşının her iki ülke ekonomisine de zarar verdiğini vurguluyor. Kanada'nın ABD'ye olan ihracatı azalırken, ABD'li tüketiciler de daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalıyor. Ayrıca, Kanada'nın Çin ve Avrupa Birliği gibi alternatif pazarlara yönelmesi, uzun vadede Kuzey Amerika'daki ticaret dengelerini değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin çelik ve alüminyum vergilerinden doğrudan etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. 2018'de ABD, Türkiye'den çelik ithalatına %50, alüminyuma %20 vergi getirmişti. Türkiye de misilleme olarak ABD ürünlerine 267 milyon dolar değerinde ek vergi uygulamıştı. Kanada'nın şimdi attığı adım, Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirebilir; zira ABD'ye karşı ortak bir cephe oluşması, Türkiye'nin ticaret müzakerelerinde elini rahatlatabilir. Ancak küresel ticaret savaşının derinleşmesi, Türkiye'nin ihracat pazarlarında daralmaya yol açabilir. Türkiye, çelik ve alüminyum ihracatında alternatif pazarlar bulmakta zorlanabilir. Ayrıca, ABD ile yaşanan siyasi gerilimler (S-400, FETÖ, PKK/YPG) ticaret ilişkilerini daha da karmaşık hale getiriyor. Türkiye'nin, Kanada'nın bu hamlesini destekleyerek WTO nezdinde benzer bir dava açması ve çok taraflı ticaret sistemini savunması beklenebilir.