Kaliforniya seçmenleri, Kasım ayında sandık başına gidecekleri oy pusulasının alışılmadık uzunluğundan ve hem eyaletin hem de ülkenin geleceğine dair karamsar bir tablo çiziyor. Kamu Politikası Enstitüsü (Public Policy Institute of California – PPIC) tarafından yapılan yeni bir ankete göre, seçmenlerin büyük bir kısmı 14 ayrı yasa teklifini içeren oy pusulasını “kafa karıştırıcı” ve “yorucu” buluyor. Anket, seçmenlerin yüzde 60’ından fazlasının ülkenin yanlış yönde ilerlediğine inandığını gösteriyor. Bu tablo, ABD’nin en kalabalık eyaletinde seçmen davranışının 2024 başkanlık seçimleri öncesinde nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları veriyor.
Oy Pusulası Uzunluğu ve Seçmen Yorgunluğu
PPIC’in açıkladığı anket sonuçlarına göre, Kaliforniyalıların yüzde 68’i Kasım oy pusulasının “çok uzun” olduğunu düşünüyor. 14 maddelik oy pusulası, eyalet tarihinde en fazla teklif içeren pusulalardan biri olma özelliği taşıyor. Bu maddeler arasında kürtaj hakları, iklim değişikliğiyle mücadele, kumarhane düzenlemeleri, okul finansmanı ve vergi artışları gibi birbirinden farklı konular yer alıyor. Seçmenlerin yüzde 55’i, bu kadar çok maddenin kendilerini “bunaltıcı” hissettirdiğini belirtiyor. Özellikle genç seçmenler ve düşük gelirli haneler, oy pusulasındaki karmaşıklığın kendilerini sandıktan uzaklaştırdığını söylüyor.
Uzmanlar, uzun oy pusulalarının seçmen katılımını olumsuz etkilediğini vurguluyor. Kaliforniya Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof. Dr. Sarah Anzia, “Seçmenler, oy pusulasını gördüklerinde neyle karşılaşacaklarını bilemiyor ve bu belirsizlik, özellikle marjinal gruplarda oy kullanma isteğini kırıyor” diyor. Ankete katılanların yüzde 47’si, oy pusulasındaki maddelerin çoğunu anlamadığını itiraf ediyor. Bu durum, doğrudan demokrasi uygulamalarının eyalette ne kadar sağlıklı işlediği sorusunu gündeme getiriyor.
Eyalet ve Ülke Gidişatına Dair Karamsarlık
Anketin dikkat çeken bir diğer sonucu, seçmenlerin genel ruh hali. Kaliforniyalıların yüzde 62’si eyaletin yanlış yönde ilerlediğini düşünüyor. Bu oran, son on yılın en yüksek seviyelerinden biri. Ekonomik endişeler başı çekiyor: yüksek enflasyon, konut fiyatlarındaki artış, evsizlik krizi ve suç oranlarındaki yükseliş, seçmenlerin en çok dile getirdiği sorunlar arasında. Katılımcıların yüzde 58’i, önümüzdeki yıl ekonomik durumlarının daha kötü olacağını bekliyor. Bu karamsarlık, sadece Kaliforniya ile sınırlı değil; ülke genelinde de benzer bir tablo hakim. Ulusal düzeyde, seçmenlerin yüzde 65’i ABD’nin yanlış yönde olduğunu belirtiyor. Bu oran, 2022 ara seçimlerinden bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda.
PPIC Başkanı Mark Baldassare, “Seçmenlerde derin bir hoşnutsuzluk var. Bu hoşnutsuzluk, sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi sistemin işleyişine duyulan güvensizlikten kaynaklanıyor” değerlendirmesini yapıyor. Ankete göre, Kaliforniyalıların yüzde 70’i federal hükümetin kendilerini temsil etmediğini düşünüyor. Eyalet yönetimine duyulan güven ise yüzde 45 seviyesinde. Bu tablo, 2024 seçimlerinde her iki partinin de seçmenleri sandığa çekmekte zorlanacağını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kaliforniya, ABD ekonomisinin motoru olarak biliniyor. Gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) 3,6 trilyon doları aşan eyalet, dünyanın beşinci büyük ekonomisi konumunda. Bu nedenle Kaliforniya’daki seçmen eğilimleri, sadece ulusal değil, küresel ekonomi ve siyaset için de önem taşıyor. Eyaletin teknoloji, tarım, eğlence ve yenilenebilir enerji sektörlerindeki liderliği, küresel tedarik zincirleri ve yatırım kararları üzerinde etkili. Seçmenlerin karamsarlığı, eyaletin gelecekteki politikalarına dair belirsizlik yaratıyor. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve teknoloji düzenlemeleri konusunda atılacak adımlar, dünya çapında yankı uyandırabilir.
Öte yandan, ABD’nin genel siyasi iklimi, küresel jeopolitik dengeleri de etkiliyor. Başkanlık seçimlerine giden süreçte, seçmenlerin ekonomi ve göç gibi konulardaki tutumu, ABD’nin dış politikasını şekillendirecek. Kaliforniya gibi göçmen nüfusun yoğun olduğu bir eyalette, göç politikalarına dair endişeler öne çıkıyor. Ankete katılanların yüzde 40’ı, göçmenlik sisteminin “tamamen çökmüş” olduğunu düşünüyor. Bu görüş, federal düzeyde kapsamlı bir göç reformu ihtiyacını bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kaliforniya’daki seçmen hoşnutsuzluğu ve uzun oy pusulası tartışması, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de ABD’nin iç siyasi dinamikleri, Türk dış politikası ve ekonomisi için önemli sonuçlar doğurabilir. ABD’de artan siyasi kutuplaşma ve seçmen karamsarlığı, Washington’un dış politika önceliklerini etkileyebilir. Özellikle 2024 başkanlık seçimleri sonrasında ABD’nin NATO, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’e yönelik tutumu değişebilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik konularında yeni dengeler kurmak zorunda kalabilir. Ayrıca, Kaliforniya’daki teknoloji ve yenilenebilir enerji politikaları, Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve dijitalleşme stratejileri için bir referans noktası olmayı sürdürüyor. Seçmen eğilimleri, ABD’nin iklim ve ticaret politikalarında nasıl bir yol izleyeceğine dair ipuçları veriyor.