Kaliforniya seçmenleri, eyaletin 52 Temsilciler Meclisi bölgesinde Kasım ayında yapılacak genel seçimlerde yarışacak iki adayı belirlemek için bugün sandık başına gidiyor. Ön seçimlerde en çok oy alan iki aday, hangi partiden olursa olsun, genel seçimde karşı karşıya gelecek. Bu yılki yarışta, eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin de aralarında bulunduğu altı sandalye boş durumda. Pelosi, neredeyse otuz yıllık görevinin ardından emekliye ayrılıyor ve 11. Bölge'deki koltuğu için Demokratların yoğun bir rekabeti söz konusu.
Ön Seçimlerin Arka Planı ve Kritik Sandalyeler
Kaliforniya'nın 52 sandalyesi, Temsilciler Meclisi'ndeki güç dengesi açısından hayati önem taşıyor. Şu anda Demokratların 232, Cumhuriyetçilerin 203 sandalyesi bulunuyor. Boşalan altı sandalyenin dördü Demokratlara, ikisi Cumhuriyetçilere ait. Pelosi'nin yanı sıra, Demokrat vekiller Adam Schiff (30. Bölge) ve Barbara Lee (12. Bölge) de Senato'ya aday olmak için Temsilciler Meclisi'nden ayrılıyor. Ayrıca, Cumhuriyetçi Kevin McCarthy, geçen yıl başkanlıktan istifa etmesinin ardından 20. Bölge'den ayrıldı; onun yerine yapılan özel seçimde Cumhuriyetçi Vince Fong kazandı ancak bu kez de ön seçimde yarışıyor. Diğer boş sandalyeler arasında Demokrat Grace Napolitano'nun (31. Bölge) emekliliği ve Cumhuriyetçi Ken Calvert'ın (41. Bölge) yeniden aday olmaması yer alıyor.
Rekabetin Şekillendiği Bölgeler ve Stratejiler
Özellikle 45. ve 47. bölgeler gibi rekabetçi sandalyelerde kıyasıya bir mücadele yaşanıyor. 45. Bölge'deki Cumhuriyetçi Michelle Steel üçüncü dönem için yarışırken, Demokratların adayı Derek Tran sağlık hizmetleri ve işçi hakları konularında kampanya yürütüyor. 47. Bölge ise Demokrat Scott Baugh ve Cumhuriyetçi Dave Min arasında geçecek. Baugh daha önce 2022'de bu sandalye için yarışmış ancak kaybetmişti. Ayrıca, 22. Bölge'deki yarış da oldukça çekişmeli; burada Demokrat Rudy Salas ile Cumhuriyetçi David Valadao karşı karşıya gelecek. Valadao, 2022'deki dar bir farkla kazanmıştı. Seçimler, özellikle göçmenlik, sağlık sigortası ve iklim değişikliği gibi konularda partilerin net ayrıştığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Kaliforniya seçimleri yalnızca ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel politikaları da etkileyebilir. Eyalet, teknoloji ve çevre politikalarında öncü konumda. Örneğin, Silikon Vadisi'ni temsil eden bölgelerde seçilecek vekiller, veri gizliliği, yapay zeka düzenlemeleri ve yenilenebilir enerji teşvikleri gibi konularda federal düzeyde söz sahibi olacak. Ayrıca, Asya-Pasifik ticaretinde kritik bir rol oynayan Kaliforniya limanlarının temsilcileri, ticaret anlaşmaları ve tedarik zinciri güvenliği konularında da etkili olacak. İran ve Kuzey Kore gibi ülkelerle ilgili yaptırım kararları da Temsilciler Meclisi'nden geçtiği için, bu seçimlerin ABD dış politikasına dolaylı etkileri olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kaliforniya seçimlerinin Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmamakla birlikte, ABD Temsilciler Meclisi'nin bileşimi, özellikle savunma ve dış yardım paketleri üzerindeki oylamalar açısından önem taşıyor. Demokratların sandalye kaybetmesi, Türkiye'ye yönelik silah ambargoları veya F-16 satışı gibi konularda Kongre'deki dengeleri değiştirebilir. Ayrıca, Kaliforniya'daki Ermeni ve Yunan diasporasının etkili olduğu bölgelerde seçilecek vekiller, 1915 olayları ve Doğu Akdeniz politikaları konusunda daha sert tutum takınabilir. Bu nedenle, özellikle 45. ve 47. bölgelerdeki sonuçlar, Türkiye-ABD ilişkilerinde hassas konularda Kongre'nin tavrını şekillendirebilir.