8 Haziran Dünya Okyanuslar Günü, insan faaliyetlerinin okyanuslar üzerindeki etkisine dikkat çekmek için her yıl düzenlenen küresel bir etkinlik. Ancak bu yılki kutlamalar, okyanusların karşı karşıya olduğu en ciddi tehditlerden birini gün yüzüne çıkaran bir araştırmayla gölgelendi. Kâr amacı gütmeyen Çevre Adaleti Vakfı (EJF) tarafından yayımlanan bir soruşturma, Güneydoğu Asya'daki kalamar filolarında yaygın yasadışı, bildirilmeyen ve düzenlenmeyen (IUU) balıkçılık faaliyetlerini ve bunlarla bağlantılı zorla çalıştırma uygulamalarını belgeledi. Rapor, uluslararası tedarik zincirlerinin bu tür suiistimallere nasıl zemin hazırladığını ve okyanus ekosistemlerinin sürdürülebilirliğini nasıl tehdit ettiğini gözler önüne seriyor.
Gelişmenin Arka Planı
EJF raporu, özellikle Tayland merkezli kalamar avcılığı filosuna odaklanıyor. Bu filolar, Güneydoğu Asya sularında ve açık denizlerde faaliyet göstererek kalamar popülasyonlarını hızla tüketiyor. Uydu izleme verileri, saha araştırmaları ve mürettebat görüşmelerine dayanan soruşturma, balıkçı teknelerinin çoğunun kayıt dışı çalıştığını, avlanma kotalarını aştığını ve yasaklı bölgelerde avlandığını ortaya koyuyor.
Daha da vahimi, mürettebatın büyük bir kısmının Myanmar, Kamboçya ve Laos gibi komşu ülkelerden gelen göçmen işçilerden oluştuğu ve bu kişilerin pasaportlarına el konularak düşük ücretlerle, bazen hiç ücret ödenmeden çalıştırıldığı belirtiliyor. Çalışma koşulları, fiziksel şiddet, hareket kısıtlamaları ve borç esareti gibi modern kölelik unsurları taşıyor. Raporda, bazı balıkçıların yıllarca karaya çıkmasına izin verilmediği ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu sorun sadece Güneydoğu Asya ile sınırlı değil. Yasadışı avlanan kalamarlar, küresel bir tedarik zinciri aracılığıyla Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Japonya gibi büyük pazarlara ulaşıyor. EJF, bu teknelerin avlarını sıklıkla farklı limanlarda işleyerek ve etiketlerde ülke menşeini gizleyerek tespit edilmekten kurtulduğunu belirtiyor.
Dünya Okyanuslar Günü vesilesiyle, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel balık stoklarının %34'ünün aşırı avlanma nedeniyle tükenme noktasına geldiğini hatırlatıyor. Kalamar popülasyonları ise özellikle hassas; çünkü hızlı büyüme döngüleri, av baskısına karşı dayanıklılıklarını sınırlıyor. Uzmanlar, mevcut avlanma hızı devam ederse, önümüzdeki on yıl içinde ticari kalamar stoklarının çökebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz'de kalamar da dahil olmak üzere önemli bir su ürünleri avcılığına sahiptir. Her ne kadar EJF raporu doğrudan Türk sularını kapsamasa da, yasadışı balıkçılık ve kötü çalışma koşulları tüm denizcilik sektörü için bir uyarı niteliğindedir. Türkiye, uluslararası balıkçılık anlaşmalarına taraf olarak, bu tür suiistimallerin önlenmesi için daha sıkı denetim mekanizmaları uygulamalı ve özellikle kendi kıyılarında faaliyet gösteren yabancı filoları izlemelidir. Ayrıca, Türk tüketicilerinin bilinçlendirilmesi ve sürdürülebilir balıkçılık sertifikalı ürünlere yönelmesi, küresel adaletsizliğe karşı bir duruş sergilenmesine katkı sağlayabilir.