İngiltere Uluslararası Kalkınma Komitesi'ndeki milletvekilleri, hükümeti kadın ve kız çocuklarının korunması konusunda söylemde kalmakla ve yeterli eylem göstermemekle suçladı. Komitenin yayımladığı raporda, çatışma bölgelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği alanında elde edilen kazanımların geri döndüğü ve hükümetin bu konudaki taahhütlerinin yeterince hayata geçirilmediği vurgulandı. Raporda, özellikle Afganistan, Yemen ve Ukrayna gibi kriz bölgelerinde kadınların durumunun kötüleştiği belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Uluslararası Kalkınma Komitesi'nin raporu, hükümetin kadın ve kız çocuklarının korunmasına yönelik politikalarını mercek altına alıyor. Raporda, 2014'te başlatılan 'Çatışma Bölgelerinde Cinsel Şiddete Son' girişimi gibi programların bütçe kesintileri nedeniyle etkisizleştiği ifade ediliyor. Milletvekilleri, Dışişleri Bakanı James Cleverly'yi, kadın hakları konusunda 'sadece lafta kalmakla' eleştirirken, bakanlığın bu alandaki harcamalarını 2021'den bu yana yüzde 40 oranında azalttığını belirtiyor. Raporda ayrıca, İngiltere'nin öncülük ettiği 'Kadın, Barış ve Güvenlik' gündeminin de yeterli fon ve siyasi iradeyle desteklenmediği kaydediliyor.
Afganistan'da Taliban'ın kadınlara yönelik uyguladığı kısıtlamalar, Yemen'deki insani kriz ve Ukrayna'da savaş nedeniyle artan cinsel şiddet vakaları, raporun odak noktaları arasında yer alıyor. Komite, hükümetin bu bölgelere yönelik yardımlarının kadın haklarını korumada yetersiz kaldığını savunuyor. Özellikle Afganistan'da Taliban yönetiminin kadınları eğitim ve iş hayatından dışlamasına rağmen İngiltere'nin kapsamlı bir strateji geliştiremediği eleştirisi yapılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Rapor, yalnızca İngiltere'yi değil, uluslararası toplumun kadın hakları konusundaki genel tutumunu da sorguluyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışma bölgelerinde kadınlara yönelik şiddet son on yılda yüzde 50 arttı. Ancak küresel yardım bütçelerinde kadın haklarına ayrılan payın azalması, bu alandaki ilerlemeyi tehdit ediyor. Rapora göre, sadece 2022'de İngiltere'nin kadın hakları programlarına ayırdığı bütçe 200 milyon sterlinden 120 milyon sterline düştü. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerdeki sivil toplum kuruluşlarının projelerini durdurmasına yol açtı.
Uzmanlar, Ukrayna savaşının kadın hakları üzerindeki etkisine de dikkat çekiyor. Savaş nedeniyle yerinden edilen milyonlarca kadın, cinsel şiddet ve insan kaçakçılığı riskiyle karşı karşıya. İngiltere'nin Ukrayna'ya askeri yardımının yanında, kadın koruma programlarına da yeterli kaynak ayırması gerektiği vurgulanıyor. Benzer şekilde, Yemen'deki iç savaşta kadınların temel hizmetlere erişimi neredeyse tamamen kesilmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin kadın hakları konusundaki uluslararası taahhütlerini hatırlatıyor. Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesiyle eleştirilere maruz kalırken, İngiltere'deki bu rapor benzer tartışmaları yansıtıyor. Doğrudan bir etki olmasa da, küresel yardım bütçelerindeki kısıntılar, Türkiye'nin sığınmacı ve çatışma bölgelerindeki kadınlara yönelik projelerini etkileyebilir. Ayrıca, sivil toplum kuruluşlarının fon bulmakta zorlanması, bölgesel işbirliklerini sekteye uğratabilir. Türkiye, kendi politikalarını bu tür raporlardaki bulgularla kıyaslayarak uluslararası meşruiyetini güçlendirebilir.