KONGO - Eski Kongo Demokratik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Joseph Kabila, doğu Kongo'da hükümet güçlerine karşı savaşan AFC-M23 ittifakının yerine geçecek yeni bir siyasi-askeri koalisyon başlattı. Kabila'nın bu hamlesi, daha önce açıkça destek vermekten kaçındığı isyanda daha doğrudan bir rol üstlenme kararlılığını gösteriyor. Başkent Kinşasa'dan uzakta, ülkenin doğusundaki çatışma bölgelerine yakın bir konumda duyurulan girişim, Kabila'nın siyasi geleceği ve ülkenin istikrarı açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Joseph Kabila, 2001-2019 yılları arasında Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ni yönetmiş, 2018 seçimlerinin ardından yerini mevcut Devlet Başkanı Félix Tshisekedi'ye bırakmıştı. Ancak Kabila, siyasi ve ekonomik ağlarını koruyarak ülke siyasetinde etkili olmayı sürdürdü. Doğu Kongo'da faaliyet gösteren AFC-M23 ittifakı, uzun süredir hükümet güçlerine karşı çatışıyor ve bölgede önemli toprak kazanımları elde etmiş durumda. Kabila'nın yeni koalisyonu, bu ittifakın yerini alarak hem askeri hem de siyasi alanda daha geniş bir cephe oluşturmayı hedefliyor.
Kabila'nın hamlesi, Tshisekedi hükümetine yönelik artan baskının bir yansıması olarak görülüyor. Ülkenin doğusunda devam eden çatışmalar, ekonomik sıkıntılar ve siyasi kutuplaşma, Kabila'nın yeniden sahneye çıkması için uygun bir zemin hazırlamış olabilir. Yeni koalisyonun adı ve yapısı henüz netlik kazanmamış olsa da, Kabila'ya yakın kaynaklar, oluşumun farklı silahlı grupları ve siyasi partileri bir araya getireceğini belirtiyor. Bu durum, ülkenin doğusundaki güç dengelerini değiştirebilir ve barış sürecini daha da karmaşık hale getirebilir.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti, on yıllardır doğusunda çok sayıda silahlı grubun faaliyet gösterdiği bir ülke. M23, 2012'de kısa süreliğine Goma şehrini ele geçirmiş, daha sonra 2013'te yenilgiye uğratılmıştı. Ancak 2021'de yeniden güçlenen grup, son aylarda önemli askeri başarılar elde etti. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, M23'ün Ruanda tarafından desteklendiğini belirtiyor; Ruanda bu iddiaları reddediyor. Kabila'nın yeni koalisyonu, M23'ün yerini alarak hem Ruanda'nın etkisini dengelemeyi hem de hükümet karşısında daha geniş bir ittifak oluşturmayı amaçlıyor olabilir.
Bölgesel veya küresel boyut
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki istikrarsızlık, Büyük Göller bölgesi için ciddi sonuçlar doğuruyor. Ülke, dünyanın en büyük kobalt ve bakır rezervlerine ev sahipliği yapıyor; bu mineraller küresel teknoloji ve enerji dönüşümü için kritik öneme sahip. Devam eden çatışmalar, madencilik faaliyetlerini ve tedarik zincirlerini olumsuz etkiliyor. Ayrıca, Kongo'daki istikrarsızlık komşu ülkelere de yayılarak bölgesel bir krize dönüşebilir. Ruanda, Uganda ve Burundi gibi ülkeler, Kongo'daki gelişmeleri yakından takip ediyor.
Uluslararası toplum, Kongo'daki çatışmaya son vermek için çeşitli girişimlerde bulunuyor. Birleşmiş Milletler, bölgede barışı koruma misyonu yürütüyor; ancak bu misyonun etkinliği tartışılıyor. Kabila'nın yeni koalisyonu, uluslararası aktörler için yeni bir muhatap olabilir veya mevcut barış çabalarını daha da zorlaştırabilir. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği, Kongo'daki gelişmeleri yakından izliyor; çünkü ülke, kritik mineraller açısından stratejik bir konumda.
Kabila'nın siyasi geri dönüşü, aynı zamanda Kongo'nun iç siyasetinde de yeni bir dönemin habercisi olabilir. 2023 seçimlerinde Tshisekedi'nin zaferi, Kabila'nın etkisinin azaldığı yorumlarına yol açmıştı. Ancak Kabila, geniş siyasi ağı ve ekonomik gücüyle hâlâ önemli bir aktör. Yeni koalisyon, Kabila'nın yeniden iktidara gelme yolunda attığı bir adım olarak görülebilir. Ancak bu hamle, ülkedeki siyasi kutuplaşmayı daha da artırabilir ve istikrarı tehlikeye atabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika'da etkinliğini artırma politikası kapsamında Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile ilişkilerini geliştiriyor. Ülkedeki istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve ticari çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Özellikle madencilik ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösteren Türk şirketleri, çatışmalardan zarar görebilir. Ayrıca, Kongo'daki gelişmeler, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Büyük Göller bölgesindeki diplomatik dengelerini etkileyebilir. Türkiye, bölgede barış ve istikrarın korunmasına yönelik çabaları destekleyerek, hem ticari hem de siyasi kazanımlar elde edebilir. Ancak Kabila'nın hamlesi, Türkiye'nin hangi tarafta duracağı konusunda zor bir seçimle karşı karşıya bırakabilir.