JPMorgan Chase & Co. stratejistlerine göre, teknoloji hisseleri yılın ilk yarısının sonundan bu yana kaybettikleri ivmenin bir kısmını geri kazanmaya hazırlanıyor. Bankanın Avrupa hisse senedi stratejisi başkanı Mislav Matejka liderliğindeki ekip, azalan kalabalıklaşma (crowding), güçlü şirket kazançları ve daha gerçekçi hale gelen değerlemelerin yatırımcıları teknoloji sektörüne geri çektiğini vurguladı. Bu değerlendirme, küresel piyasalarda teknoloji hisselerinin son aylarda yaşadığı dalgalanmaların ardından yatırımcılar için önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Teknoloji Hisselerinde Toparlanma Sinyalleri
JPMorgan stratejistleri, teknoloji sektörünün son dönemdeki zayıf performansının ardından cazip bir giriş fırsatı sunduğunu belirtiyor. Özellikle yapay zeka ve yarı iletken şirketlerine olan ilginin azalması, sektördeki aşırı kalabalıklaşmayı hafifletti. Bu durum, uzun vadeli yatırımcılar için daha sağlıklı bir zemin oluşturuyor. Matejka, “Teknoloji hisselerindeki düzeltme, aşırı iyimserlikten arınmış bir ortam yarattı. Artık değerlemeler daha makul seviyelerde ve kazanç beklentileri hala güçlü” değerlendirmesinde bulundu.
Banka, teknoloji şirketlerinin ikinci çeyrek kazançlarının genel olarak beklentileri karşıladığını veya aştığını hatırlatıyor. Özellikle bulut bilişim, yazılım ve yarı iletken alanındaki şirketlerin bilançoları, sektörün temellerinin sağlam olduğunu gösteriyor. JPMorgan’a göre, faiz oranlarının zirveye yaklaştığına dair artan beklentiler de büyüme odaklı teknoloji hisseleri için destekleyici bir faktör. Yatırımcıların, pandemi sonrası dönemde teknolojiye aşırı yatırım yapmış olması ve ardından gelen sert satışlar, şimdi dengeleyici bir tablo çiziyor.
Küresel Piyasalar ve Yatırımcı Davranışı
Teknoloji hisseleri, 2023’ün ilk yarısında yapay zeka heyecanıyla rekor seviyelere ulaşmış, ancak yılın ikinci yarısında kar satışları ve makroekonomik belirsizliklerle gerilemişti. JPMorgan’ın analizi, bu geri çekilmenin ardından yatırımcıların yeniden teknolojiye yönelmesinin piyasa genelinde bir toparlanmayı tetikleyebileceğini öne sürüyor. Özellikle ABD’de Nasdaq endeksi ve Avrupa’da teknoloji ağırlıklı endeksler, bu iyimserliğin ilk sinyallerini veriyor. Banka, portföy çeşitlendirmesi açısından teknoloji hisselerinin yeniden ağırlıklandırılmasını öneriyor.
Ancak stratejistler, jeopolitik riskler ve Çin-ABD arasındaki teknoloji rekabetinin sektör için aşağı yönlü riskler oluşturduğunu da belirtiyor. Özellikle yarı iletken tedarik zincirlerine yönelik olası kısıtlamalar ve Tayvan çevresindeki gerilim, yatırımcıların dikkat etmesi gereken unsurlar arasında. JPMorgan, yine de uzun vadeli getiri potansiyelinin bu riskleri dengeleyebileceği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
JPMorgan’ın teknoloji hisselerine ilişkin bu değerlendirmesi, küresel risk iştahını doğrudan etkileyerek Türkiye gibi gelişmekte olan piyasaları da yakından ilgilendiriyor. Teknoloji hisselerine yönelen sermaye, genellikle gelişmiş piyasalardan gelişen piyasalara yayılır. Bu durum, Borsa İstanbul’daki teknoloji ve yazılım şirketleri için ek talep anlamına gelebilir. Öte yandan, ABD’de teknoloji sektörünün canlanması, dolar endeksini ve Fed faiz beklentilerini etkileyerek TL varlıkları üzerinde dalgalanma yaratabilir. Türkiye’nin teknoloji ihracatı ve yarı iletken tedarik zincirindeki konumu ise orta vadede bu gelişmelerden olumlu etkilenebilir.