Eski Goldman Sachs baş ekonomisti ve ünlü 'BRIC' teriminin yaratıcısı Jim O'Neill, İngiltere'de Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın kurduğu yeni bölgesel hükümette görev alma teklifini geri çevirdi. Burnham, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, bölgesel kalkınmayı hızlandırmak amacıyla oluşturduğu danışma kuruluna O'Neill'i de davet ettiğini duyurmuştu. Ancak O'Neill, kişisel ve profesyonel sorumluluklarını gerekçe göstererek bu teklifi reddetti.
Gelişmenin Arka Planı
Jim O'Neill, 2001-2013 yılları arasında Goldman Sachs'ın baş ekonomisti olarak görev yaptı ve bu süreçte Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in oluşturduğu hızlı büyüyen ekonomiler için 'BRIC' kısaltmasını literatüre kazandırdı. O'Neill, ayrıca 2015-2016 yıllarında Birleşik Krallık Hazine Bakanlığı'nda ticaret ve yatırımdan sorumlu bakan yardımcısı olarak da görev aldı. Andy Burnham ise, İşçi Partisi'nin önde gelen isimlerinden biri olarak 2017'den bu yana Greater Manchester Belediye Başkanı olarak görev yapıyor. Burnham, geçtiğimiz yıl yapılan yerel seçimlerde büyük bir zafer kazanarak, bölgesel yönetim yetkilerinin artırılması için kampanya yürütmüştü.
Burnham'ın, O'Neill'i hükümetine dahil etme isteği, bölgesel ekonomik büyümeyi hızlandırmak ve yatırım çekmek için uluslararası üne sahip bir ismi kadrosuna katma arzusundan kaynaklanıyordu. O'Neill, özellikle kuzey İngiltere'nin ekonomik potansiyeline ilişkin görüşleriyle tanınıyor ve bölgenin kalkınması için hükümete sık sık tavsiyelerde bulunuyordu. Ancak O'Neill'ın bu teklifi reddetmesi, Burnham'ın bölgesel hükümetini güçlendirme çabalarına bir darbe olarak yorumlandı.
O'Neill'ın kararında, mevcut iş yükü ve ailevi nedenlerin etkili olduğu belirtiliyor. O'Neill, halen Londra merkezli bir danışmanlık şirketinin yanı sıra çeşitli uluslararası kuruluşlarda danışmanlık yapıyor. Ayrıca, Brexit sonrası Birleşik Krallık'ın ticaret politikalarına ilişkin görüşleriyle de sık sık gündeme geliyor. O'Neill'ın, Burnham'ın teklifini reddetmesine rağmen, bölgesel kalkınma konularında fikirlerini paylaşmaya devam edeceği ifade ediliyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Jim O'Neill'ın bu kararı, yalnızca yerel bir hükümetteki bir atamanın reddi olarak görülmemeli. O'Neill, küresel ekonomiye dair görüşleriyle uluslararası alanda saygın bir figür. Özellikle gelişmekte olan piyasalar ve küresel ticaret dengeleri üzerine yaptığı analizler, dünya genelinde yatırımcılar ve politika yapıcılar tarafından yakından takip ediliyor. O'Neill'ın, Burnham'ın hükümetinde yer almaması, Birleşik Krallık'ta bölgesel kalkınma politikalarının şekillenmesinde önemli bir ismin eksikliği anlamına gelebilir.
İngiltere'de bölgesel eşitsizlikler, uzun süredir siyasi gündemin önemli maddelerinden biri. Özellikle Londra ile ülkenin kuzey bölgeleri arasındaki gelişmişlik farkı, hükümetlerin çözüm aradığı bir sorun. Andy Burnham'ın Greater Manchester'daki çalışmaları, bu eşitsizliklerin giderilmesine yönelik önemli bir model olarak görülüyor. O'Neill'ın katılımı, bu modele uluslararası bir perspektif kazandırabilirdi. Ancak O'Neill'ın reddi, Burnham'ın bu hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabilir.
Öte yandan, O'Neill'ın bu kararı, Brexit sonrası Birleşik Krallık'ın küresel ticaretteki konumunu yeniden tanımlama çabaları bağlamında da değerlendirilebilir. O'Neill, Brexit sürecinde sık sık Birleşik Krallık'ın dünya ile ticari bağlarını güçlendirmesi gerektiğini savunmuştu. Bu nedenle, onun yerel bir hükümette görev almak yerine küresel ölçekteki danışmanlık faaliyetlerine odaklanmayı tercih etmesi, İngiltere'nin dış ekonomik ilişkilerine daha fazla katkı sağlamak istemesine bağlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Jim O'Neill'ın Andy Burnham'ın hükümetine katılmaması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel ekonomiye dair ipuçları barındırıyor. O'Neill, gelişmekte olan piyasaların savunucusu olarak biliniyor ve Türkiye'yi de bu kategoride değerlendiriyor. Bu nedenle, O'Neill'ın kararının, Birleşik Krallık'ta bölgesel kalkınmaya odaklanmak yerine küresel ekonomik meselelere yönelmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından pozitif bir sinyal olabilir. O'Neill'ın görüşleri, Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar nezdinde itibarını etkileyebilecek nitelikte. Öte yandan, İngiltere'deki bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi çabalarının, Türkiye'nin de benzer sorunlarla mücadele ettiği düşünüldüğünde, bu tür yerel kalkınma modellerinin Türkiye için de örnek teşkil edebileceği söylenebilir.