ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile nükleer program konusunda yapılması planlanan üst düzey görüşmeler için İsviçre'ye gitmekten son anda vazgeçti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Vance'in programında beklenmedik bir değişiklik olduğu ve İsviçre ziyaretinin ileri bir tarihe ertelendiği belirtildi. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında Çarşamba günü imzalanan ön anlaşma, İran savaşını sona erdirme yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İsviçre'nin Cenevre kentinde İranlı müzakerecilerle bir araya gelmesi bekleniyordu. Görüşmenin ana gündem maddesi, İran'ın nükleer programının kapsamı ve Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımların kaldırılması olacaktı. Ancak Vance'in ani iptali, Washington ile Tahran arasındaki dolaylı temaslarda bir aksaklık olarak yorumlandı.
Trump ile Pezeşkiyan arasında imzalanan ön anlaşma, İran'daki askeri operasyonların durdurulmasını ve insani yardım koridorlarının açılmasını öngörüyor. Anlaşma metnine göre, taraflar 60 gün içinde kalıcı bir ateşkes için müzakerelere başlayacak. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, anlaşmayı 'Tahran'ın diplomatik zaferi' olarak nitelendirirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise 'savaşın sona ermesinin sadece bir ilk adım olduğunu' söyledi.
Geçmişte benzer görüşmelerin genellikle Avrupa başkentlerinde yapıldığı biliniyor. İsviçre, uzun süredir ABD-İran müzakerelerinde ev sahibi ülke rolünü üstleniyor. Vance'in iptali, İsviçre'nin ara buluculuk rolünü sorgulamaya açtı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Orta Doğu'da dengeleri yeniden şekillendirebilir. İran ile ABD arasında varılan ön anlaşma, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail gibi ülkeler tarafından endişeyle karşılandı. Özellikle İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasına izin veren herhangi bir anlaşmaya karşı çıkıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, 'İran'ın nükleer programı tamamen sökülmeden hiçbir anlaşma kabul edilemez' açıklamasını yaptı.
Küresel ölçekte ise bu anlaşma, petrol piyasalarında hareketliliğe yol açtı. Brent petrolün varil fiyatı, anlaşma haberinin ardından yüzde 3 düşüşle 82 dolara geriledi. Uzmanlar, İran'a yönelik yaptırımların kalkması halinde ülkenin günlük petrol ihracatını 1 milyon varil artırabileceğini belirtiyor. Bu da küresel enerji arzını rahatlatabilir.
Avrupa Birliği, anlaşmayı ihtiyatlı bir iyimserlikle karşıladı. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Diyalog ve diplomasi her zaman savaştan daha iyidir' dedi. Ancak AB, İran'ın insan hakları ihlalleri ve balistik füze programı konusunda hâlâ ciddi endişeler taşıdığını vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için ABD-İran arasındaki bu anlaşma, sınır güvenliği ve enerji arzı açısından kritik öneme sahip. İran ile komşu olan Türkiye, uzun süredir İran'dan doğalgaz ithal ediyor. Yaptırımların kalkması halinde enerji maliyetlerinin düşmesi beklenirken, Irak ve Suriye'deki dengeler de İran'ın askeri varlığının azalmasıyla değişebilir. Ancak Vance'in iptali ve anlaşmanın henüz çerçeve niteliğinde olması, sürecin kırılgan olduğunu gösteriyor. Ankara, gelişmeleri yakından takip ediyor.