Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, önümüzdeki hafta Fransa'da düzenlenecek G7 Zirvesi'ne katılmaya hazırlanırken, Tokyo'nun Moskova'ya yönelik son diplomatik açılımlarının ittifak içinde ciddi rahatsızlık yarattığı bildiriliyor. Kaynaklara göre, Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve NATO müttefiklerinin çoğu, Rusya'nın Ukrayna işgaline karşı ortak bir duruş sergilerken, Japonya'nın bu tablodan ayrışan adımları Batılı ortaklar arasında "kötü bir sinyal" olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, özellikle Ukrayna krizinin ardından Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırım rejiminin ve diplomatik izolasyonunun sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
G7 İçinde Birlik Çatlağı mı?
Takaichi'nin zirvede en ateşli tartışmalardan birinin, Japonya'nın Rusya'ya yönelik ikili temasları olması bekleniyor. Geçtiğimiz aylarda Tokyo, enerji alanında Rusya'yla bazı projeleri sürdürmüş ve hatta kısmi vize kolaylıkları sağlamıştı. Bu adımlar, Brüksel ve Washington'da, "Müttefikimiz pandemi ve savaş ortamında nasıl böyle bir sinyal gönderebilir?" sorusunu gündeme getirdi. Oysa Japonya, resmi olarak Ukrayna'ya 8 milyar doları aşan mali ve insani yardım taahhüdünde bulunmuş ve Rusya'ya karşı bir dizi yaptırımı da yürürlüğe koymuştu. Ancak enerji ithalatında Rusya'ya olan bağımlılığı ve Kuzey Kore tehdidine karşı Moskova'yla dengeli bir ilişki yürütme arzusu, Tokyo'nun tutumunu şekillendiren temel faktörler arasında yer alıyor. Diplomatik kaynaklar, Japonya'nın bu ikili oyununun, G7 içinde "Rusya'ya karşı ortak cephe bölünüyor mu?" sorusunu tetiklediğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Japonya'nın bu hamlesi, Asya-Pasifik'teki güç dengelerini de etkileyebilir. Çin'in yükselişiyle birlikte Tokyo, Moskova'yla ilişkilerini tamamen koparmanın stratejik bir hata olacağını düşünüyor. Aynı zamanda, Kuzey Kore'nin balistik füze denemeleri karşısında Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki pozisyonu, Japonya için kritik önem taşıyor. Öte yandan, ABD ve Avrupa'nın Rusya'ya yönelik kapsamlı yaptırımları devam ederken, Japonya'nın enerji anlaşmalarını sürdürmesi, Batı ittifakında güven bunalımı yaratma potansiyeli taşıyor. Bu durum, gelecekteki G7 kararlarının oybirliğiyle alınmasını zorlaştırabilir ve Rusya'ya karşı mücadelede Batı'nın elini zayıflatabilir. Uzmanlar, eğer Japonya bu konuda net bir tavır almazsa, benzer eğilimlerin Hindistan, Brezilya gibi diğer büyük ekonomilerde de görülebileceği uyarısını yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşı bağlamında hem NATO müttefiki olarak Batı'yla dayanışma içinde hem de Rusya'yla enerji ve turizm alanlarında işbirliğini sürdüren bir pozisyonda. Japonya'nın bu ikili yaklaşımı, Türkiye'nin kendi Rusya politikası için bir referans noktası oluşturabilir. Ancak Ankara, Moskova'yla ilişkilerinde Batı ittifakından kopmamaya özen gösterirken, Tokyo'nun daha bağımsız adımlar atmasının G7 içinde yarattığı gerilim, Türkiye'nin benzer bir çizgide ilerlemesini zorlaştırabilir. Özellikle enerji bağımlılığı ve Karadeniz güvenliği gibi konularda Türkiye'nin denge politikası kritik önem taşıyor. Dolayısıyla Japonya'nın tutumu, Ankara'nın Rusya'yla işbirliğini sürdürme alanını daraltabilir.