Japonya'da birkaç gündür etkili olan şiddetli yağışlar, ülkenin güneybatısındaki Fukuoka ve Oita prefektörlüklerinde tarihi sel felaketine yol açtı. Yetkililer, rekor düzeydeki yağışların neden olduğu sel ve heyelanlarda en az 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 kişinin ise kayıp olduğunu açıkladı. Kyushu adasındaki bölgelerde nehirlerin taşması sonucu çok sayıda ev sular altında kaldı, binlerce kişi çatılarda ve tahliye merkezlerinde mahsur kaldı.
Gelişmenin arka planı
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), Fukuoka ve Oita prefektörlüklerinde 24 saat içinde metrekareye 500 milimetreyi aşan yağış düştüğünü, bunun 1982'den bu yana kaydedilen en yüksek değer olduğunu bildirdi. Yetkililer, bölge için 'olağanüstü durum' ilan ederek halkı en yüksek seviyede uyardı. Kurashiki kentindeki Takahashi Nehri'nin taşması sonucu bazı mahalleler tamamen sular altında kalırken, kurtarma ekipleri botlarla mahsur kalanları tahliye ediyor.
Japonya Başbakanı Fumio Kishida, afet bölgesine 1000 asker ve polis ekibi sevk edildiğini, kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirtti. Kishida, 'Can kaybını önlemek için elimizden geleni yapıyoruz. Bölgedeki herkesin güvenliği bizim önceliğimizdir' ifadelerini kullandı. Bölgede elektrik ve su kesintileri yaşanırken, telefon ve internet bağlantılarının da kesildiği bildirildi. Birçok okul ve devlet dairesi eğitim ve hizmetlerine ara verdi.
Öte yandan, aşırı yağışların neden olduğu heyelanlar, bazı karayollarının çökmesine ve tren hatlarının hasar görmesine yol açtı. Kyushu Railway Company, bölgedeki bazı hatlarda seferlerin durdurulduğunu duyurdu. Hava yolu şirketleri de sefer iptalleri gerçekleştirdi. Japon hükümeti, afet bölgesinde acil durum ilan ederek askeri birlikleri kurtarma çalışmalarına dahil etti. Ordu, helikopterlerle çatılarda mahsur kalan vatandaşları kurtarırken, botlarla da su altında kalan bölgelerde arama kurtarma faaliyetlerini sürdürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Japonya, iklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda giderek daha sık ve şiddetli hava olaylarıyla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın atmosferdeki nem oranını artırdığını, bunun da aşırı yağışlara yol açtığını belirtiyor. Kyushu bölgesi, 2018'de de benzer bir sel felaketi yaşamış, 225 kişi hayatını kaybetmişti. Bu yılki felaket, iklim değişikliğinin Japonya gibi gelişmiş ülkelerde bile ne kadar yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini bir kez daha gösteriyor.
Asya-Pasifik bölgesi genelinde de art arda yaşanan aşırı hava olayları, hükümetlerin iklim politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Japonya'nın 2050 yılında karbon nötr olma hedefi bulunuyor, ancak bu tür felaketler iklim adaptasyonu için daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ortaya koyuyor. Uluslararası toplum, iklim değişikliğiyle mücadelede daha iddialı adımlar atılması yönünde çağrılarını artırırken, Japonya'nın da bu süreçte öncü roller üstlenmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki sel felaketi, iklim değişikliğinin küresel bir güvenlik ve ekonomik tehdit olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye de benzer şekilde son yıllarda sel, kuraklık ve orman yangınları gibi aşırı hava olaylarıyla mücadele ediyor. İki ülke de doğal afetlere karşı dirençli altyapılar geliştirmek ve afet yönetimini güçlendirmek zorunda. Bu kapsamda Japonya ile işbirliği, Türkiye'nin afet yönetimi konusundaki kapasitesini artırabilir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel işbirliğinin önemi, bu tür olaylarla daha da belirginleşiyor; Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması'na taraf olarak verdiği taahhütleri güçlendirmesi ve iklim uyumuna yatırım yapması kritik önem taşıyor.