Japonya Merkez Bankası (BOJ) ve Maliye Bakanlığı, Nisan 2024'te yenin dolar karşısında tarihi düşüşünü durdurmak için döviz piyasasına rekor düzeyde müdahale etti. Resmi verilere göre, Nisan ayında yapılan müdahale miktarı günlük bazda rekor kırarak yaklaşık 5.5 trilyon yeni (yaklaşık 35 milyar dolar) buldu. Bu, Japonya'nın 2022'deki müdahalesinden bu yana en büyük döviz satışı olarak kaydedildi. Müdahale, yenin dolar karşısında 160 seviyesini aşarak 34 yılın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından geldi. Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki, "Aşırı volatiliteye karşı uygun adımları atacağız" diyerek müdahalenin sinyalini vermişti.
Gelişmenin Arka Planı
Japonya'nın döviz müdahalesi, ABD ile Japonya arasındaki faiz farkının yarattığı baskının bir sonucu olarak gerçekleşti. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını yüksek tutması, doları güçlendirirken, Japonya Merkez Bankası'nın ultra gevşek para politikasını sürdürmesi yeni zayıflattı. BOJ, Mart 2024'te negatif faiz politikasına son vererek 17 yıl sonra ilk kez faiz artırımına gitmişti, ancak bu artırım beklentilerin altında kaldı ve yenin değer kaybını durduramadı.
Müdahale, 29 Nisan'da başladı ve Mayıs ayının başlarına kadar sürdü. Japonya Maliye Bakanlığı, müdahalenin boyutunu açıklamasa da, piyasa katılımcıları BOJ hesaplarındaki değişimleri tahmin ederek 5.5 trilyon yenlik bir rakam hesapladı. Bu, 2022 Ekim'de yapılan 5.6 trilyon yenlik müdahaleyi günlük bazda geçti. Japonya'nın toplam döviz rezervleri yaklaşık 1.3 trilyon dolar olup, müdahale kapasitesi sınırlı görünüyor. Bu nedenle, yetkililer müdahale kararını dikkatli bir şekilde planladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Japonya'nın müdahalesi, küresel döviz piyasalarında dalgalanmalara neden oldu. Yen, müdahale sonrası bir miktar toparlansa da, baskı sürüyor. Uzmanlar, Japonya'nın tek başına müdahalesinin kalıcı bir çözüm olmadığını, asıl belirleyicinin ABD'nin faiz politikası olduğunu vurguluyor. Fed'in bu yıl faiz indirimi yapacağına dair beklentiler azalınca, dolar güçlenmeye devam ediyor. Bu durum, sadece Japonya için değil, diğer Asya ülkeleri için de sorun yaratıyor. Güney Kore, Çin ve Hindistan da kendi para birimlerinin dolar karşısında değer kaybına karşı önlemler alıyor.
Japonya'nın müdahalesi, ABD ile ticari gerilimleri de artırabilir. ABD Hazine Bakanlığı, döviz manipülasyonu konusunda Japonya'yı yakından izliyor. Ancak Japonya, müdahalesinin manipülasyon değil, aşırı volatiliteye karşı bir düzenleme olduğunu savunuyor. Bu tür müdahaleler, gelişmiş ülkeler arasında nadir görülüyor ve Japonya'nın 2022'deki müdahalesi de benzer tartışmalara yol açmıştı. Piyasalar, Japonya'nın daha fazla müdahale edip etmeyeceğini merak ediyor. Analistlere göre, yen 160 seviyesinin üzerine çıkarsa yeni müdahale gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın döviz müdahalesi, Türkiye ekonomisi için dolaylı ama önemli etkiler barındırıyor. Türkiye, benzer şekilde kur baskısı altında olan bir ülke olarak, Japonya'nın deneyiminden ders çıkarabilir. TCMB'nin döviz rezervleri sınırlı olduğundan, müdahale kapasitesi Japonya'ya kıyasla daha düşük. Ayrıca, küresel sermaye akışlarındaki dalgalanmalar, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini doğrudan etkiliyor. Japonya'nın müdahalesi, küresel risk iştahını azaltarak TL'ye olan talebi de olumsuz etkileyebilir. Ancak Türkiye'nin ihracatçıları için zayıf TL avantaj sağlarken, enflasyon üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu nedenle, Japonya'nın politikalarını izlemek, Türkiye'nin ekonomik yönetimi açısından önem taşıyor.