Japonya Merkez Bankası (BoJ), Perşembe günü gerçekleştireceği para politikası toplantısında faiz oranlarını 31 yılın en yüksek seviyesine çıkarmaya hazırlanıyor. Bankanın, kısa vadeli faiz oranını %0,25'ten %0,50'ye yükseltmesi bekleniyor. Bu hamle, Japonya ekonomisinde enflasyonun hedeflenen %2 seviyesinin üzerinde seyretmesi ve işgücü piyasasındaki sıkılaşma nedeniyle geliyor. BoJ Başkanı Kazuo Ueda, daha önce yaptığı açıklamalarda, enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü riskler taşıdığını belirtmişti.
Gelişmenin arka planı
Japonya, on yıllardır süren düşük enflasyon ve deflasyon döngüsünün ardından şimdi ılımlı bir enflasyonist ortamla karşı karşıya. BoJ, Nisan 2024'te faiz oranlarını %0-0,10 aralığından %0,25'e yükseltmişti. Şimdi ise daha fazla sıkılaştırma sinyali vermesi bekleniyor. Karar, Japonya'nın büyüme dinamikleri ve küresel ekonomik görünüm açısından kritik öneme sahip.
Japonya Ekonomi Bakanı Ryosei Akazawa, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "Merkez Bankası'nın bağımsız kararlarına saygı duyuyoruz, ancak faiz artırımının ekonomik toparlanmayı baltalamaması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Japonya'da işsizlik oranı %2,5 ile düşük seviyelerde seyrederken, ücret artışları da enflasyonu besliyor.
BoJ'un bu hamlesi, aynı zamanda dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olan Japonya'nın, ultra gevşek para politikasından çıkış sürecinin bir parçası. Banka, 2016'dan beri uyguladığı negatif faiz politikasını Mart 2024'te sonlandırmıştı. Şimdi ise daha agresif bir sıkılaştırma ile karşı karşıya.
Bölgesel veya küresel boyut
Japonya'nın faiz artırımı, Asya-Pasifik bölgesindeki diğer merkez bankalarını da etkileyebilir. Özellikle Güney Kore ve Tayvan gibi ihracat odaklı ekonomiler, Japonya'nın para politikasındaki değişikliklerden doğrudan etkileniyor. Güney Kore Merkez Bankası (BOK), geçtiğimiz ay faizleri %3,00'te sabit tutarken, Japonya'daki bu hamle BOK'un gelecekteki kararlarını şekillendirebilir.
Küresel ölçekte ise, BoJ'un faiz artırımı, carry trade işlemlerini etkileyebilir. Japonya'da düşük faizlerle borçlanıp yüksek getirili varlıklara yatırım yapan yatırımcılar, bu kararla birlikte pozisyonlarını yeniden değerlendirebilir. Ayrıca, Japon yeni, bu kararın ardından diğer para birimleri karşısında değer kazanabilir. Uzmanlar, yenin dolar karşısında 150 seviyesinin altına inebileceğini öngörüyor.
Küresel tahvil piyasalarında da dalgalanma bekleniyor. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizleri son 10 yılın en yüksek seviyesine yaklaşmış durumda. BoJ'un sıkılaştırma adımları, küresel faiz oranlarını da yukarı çekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımı, Türkiye ekonomisi için dolaylı etkiler doğurabilir. Küresel risk iştahındaki değişim ve carry trade işlemlerindeki dalgalanma, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımlarını etkileyebilir. Türkiye'nin cari açık finansmanında kritik rol oynayan portföy yatırımları, küresel faiz artışlarından olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Japon yeni Türk lirası karşısında değer kazanırsa, iki ülke arasındaki ticaret dengesi etkilenebilir. Türkiye'nin Japonya ile olan ticaret hacmi (2023'te yaklaşık 4 milyar dolar) göz önüne alındığında, bu gelişme özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinde fiyat rekabetini değiştirebilir.