Japon Yeni, ABD doları karşısında 160 seviyesine kadar gerileyerek 34 yılın en düşük seviyesini gördü. Bu sert düşüş, Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki ve Başbakan Fumio Kishida'dan müdahale uyarılarını beraberinde getirdi. Suzuki, aşırı spekülatif hareketlere karşı tüm seçenekleri değerlendireceklerini belirtti.
Japonya'nın Döviz Politikası ve Baskı Altındaki Yen
Japonya Merkez Bankası (BOJ), Nisan 2024'te faiz oranlarını 0-0,1 puan aralığına yükselterek 17 yıl sonra ilk faiz artırımını gerçekleştirdi. Ancak bu hamle, Yeni'nin değer kaybını durdurmaya yetmedi. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri yüksek tutması, Japonya ile ABD arasındaki faiz farkını açarak Yeni üzerinde baskı yaratıyor. Uzmanlar, BOJ'un faiz artırımlarının yetersiz kaldığını ve piyasaların daha agresif adımlar beklediğini belirtiyor.
Japonya hükümeti, daha önce 2022 Ekim ayında Yen'in 151 seviyesine düşmesi üzerine müdahalede bulunmuş ve yaklaşık 9 trilyon yen harcamıştı. Şimdi gözler, 160 seviyesinin psikolojik bir direnç olduğu bu noktada yeniden bir müdahale olasılığına çevrildi. Maliye Bakanı Suzuki, aşırı oynaklığı tetikleyen spekülatif hareketlerle mücadele edeceklerini vurguladı.
Japon Ekonomisinde Yeni Alarmı
Yen'in değer kaybı, Japonya'nın ihracatını artırarak büyümeye katkı sağlasa da, enerji ve gıda ithalatını aşırı pahalı hale getiriyor. Ülke, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithalatla karşılıyor; bu durum, tüketici enflasyonunu körüklüyor. Çin ve Güney Kore gibi diğer Asya ülkeleri de Yen'in zayıflamasının bölgesel rekabeti etkilediğini belirtiyor. Güney Kore finans yetkilileri, para birimlerinde ani dalgalanmalara karşı ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Küresel piyasalarda, Yen'in düşüşü carry trade işlemlerini cazip kılıyor. Yatırımcılar düşük faizli Japon Yeni ile borçlanıp yüksek faizli dövizlere yatırım yapıyor. Bu durum, Japon yetkililerin istediği istikrarlı döviz kuru hedefiyle çelişiyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) da Japonya'ya, şeffaf ve piyasa odaklı bir döviz kuru politikası izlenmesi çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın karşı karşıya olduğu döviz kuru baskısı, Türkiye ekonomisi açısından iki önemli ders içeriyor. İlki, enflasyonla mücadelede sıkı para politikasının önemi: BOJ'un gecikmeli faiz artırımları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyonu kontrol altına alma çabalarına benzer bir süreci hatırlatıyor. İkincisi, kur korumalı mevduat gibi dolaylı müdahale araçlarının sürdürülebilirliği tartışma konusu. Ancak Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık yapısı, Japonya'dan farklı olarak daha kırılgan bir tablo çiziyor. Yen'deki oynaklık, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de dalgalanma etkisi yaratabilir; bu durum, TCMB'nin rezerv yönetimi politikalarını yakından takip etmesini gerektiriyor.