Japonya Milli Takımı taraftarlarının, 2022 Katar Dünya Kupası ve 2018 Rusya Dünya Kupası'nda stadyum koltuklarını ve tribünleri temizlemesi uluslararası kamuoyunda büyük takdir topladı. Ancak bu övgüler, ülke içinde yeni bir tartışmayı alevlendirdi: Japon kadınlar, erkek taraftarların kamusal alandaki bu fedakârlığının evde karşılığının olmadığını savunuyor. Sosyal medyada 'Evde de aynısını yapın' çağrısı yapan kadınlar, ev işlerinde annelerinin ve eşlerinin sırtına yüklenen sorumluluklara dikkat çekiyor.
Kutlanan davranışın arka planı
Japon taraftarların stadyum temizleme alışkanlığı, aslında ülkedeki 'Sinto' (temizlik) kültürünün bir yansıması. Okullarda ve iş yerlerinde yaygın olan bu uygulama, toplumsal düzen ve saygının sembolü haline gelmiş durumda. Ancak Tokyo merkezli araştırma kuruluşu Gender Equality Bureau'nun 2022 verilerine göre, Japonya'da ev işlerinin yüzde 85'i kadınlar tarafından yapılıyor. Erkeklerin günlük ev işlerine ayırdığı süre ise ortalama 41 dakika. Bu rakam, OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerden biri. Kadın hakları örgütü Women's Action Network'ten Yuki Tanaka, 'Erkekler stadyumda temizlik yaparken fotoğraflanıp alkışlanıyor ama aynı erkekler evde bir bardağı bile makineye koymuyor' diyerek çifte standardı eleştiriyor.
Küresel ve bölgesel etkileri
Bu tartışma, Japonya'da kadın-erkek eşitliği konusundaki yavaş ilerlemeyi bir kez daha gündeme taşıyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2023 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu'nda Japonya, 146 ülke arasında 107. sırada yer alıyor. Özellikle siyasi katılım ve ekonomik fırsat eşitliğinde düşük puan alan ülkede, Başbakan Fumio Kişida hükümetinin 'Kadınların Güçlenmesi' politikaları yetersiz bulunuyor. Uluslararası alanda, Japonya'nın Olimpiyat ve Dünya Kupası gibi büyük organizasyonlardaki temizlik imajı sorgulanıyor. The Guardian yazarı Hannah Summers, 'Japon taraftarların temizliği övülürken, evdeki dengesiz iş bölümü görmezden geliniyor' yorumu yapıyor. Bu durum, Japonya'nın yurtdışında inşa ettiği saygınlığın içerideki toplumsal gerçeklerle örtüşmediğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir çifte standart tartışması mevcut. TÜİK verilerine göre, Türk erkekleri günde ortalama 39 dakika ev işi yaparken, kadınlar 4 saat 17 dakika harcıyor. Japonya'daki bu sivil toplum hareketi, Türkiye'deki kadın hakları savunucularına ilham kaynağı olabilir. Ayrıca, kamuoyunda 'gurur duyulan' milli davranışların toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında sorgulanması, her iki ülkenin de Batılı normlarla uyum hedeflerini etkileyebilir. Türkiye'nin AB adaylık sürecinde kadın-erkek eşitliği kriterleri önemli bir başlıkken, bu tür tartışmalar Türkiye'deki reform çabalarını hızlandırabilir.