Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, Pakistan kaynaklı sınır aşırı terörizmin Hindistan için birincil güvenlik tehdidi olduğunu ve Washington'un bu konuyu yeterince takdir etmemesinin iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkilediğini açıkladı. Jaishankar'ın bu değerlendirmesi, ABD ile Pakistan arasındaki ilişkilerin son dönemde ısınma eğilimine girdiği bir dönemde geldi.
Terör Algısı ve Diplomatik Gerilim
Jaishankar, Hindistan'ın uzun süredir dile getirdiği Pakistan merkezli terör örgütlerinin faaliyetlerinin, uluslararası toplum tarafından yeterince ciddiye alınmadığını vurguladı. Özellikle 2016 Uri ve 2019 Pulwama saldırıları sonrasında Hindistan, Pakistan'ın terörü bir dış politika aracı olarak kullandığını savunmuştu. ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi sonrasında bölgedeki güvenlik dinamiklerinin değişmesi, Pakistan'ın yeniden ABD için stratejik bir ortak haline gelmesine yol açtı. Bu durum, Hindistan'ın güvenlik endişelerinin arka planda kalmasına neden oluyor.
Jaishankar, "Hindistan'a yönelik terörün kaynağı Pakistan'dır ve bu konuda uluslararası toplumun, özellikle de stratejik ortaklarımızın daha fazla anlayış göstermesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Bakan, bu eksikliğin ikili ilişkilerde güven tesisini zorlaştırdığını belirtti.
ABD-Pakistan Yakınlaşması ve Bölgesel Dengeler
ABD'nin Afganistan'dan çekilme sürecinde Pakistan'ın lojistik ve istihbarat desteğine duyduğu ihtiyaç, iki ülke arasındaki ilişkilerin canlanmasına yol açtı. Washington, son aylarda Pakistan'a yönelik askeri ve ekonomik yardımları gözden geçirirken, Hindistan bu durumu endişeyle izliyor. Hindistan, ABD'nin Pakistan'a sağladığı desteğin terörle mücadelede çifte standart oluşturduğunu savunuyor.
Öte yandan, Hindistan-ABD ilişkileri savunma, ticaret ve teknoloji alanlarında güçlenmeye devam ediyor. Ancak Jaishankar'ın açıklamaları, terör konusundaki farklı algıların stratejik ortaklığın önünde bir engel olarak durduğunu gösteriyor. Uzmanlar, ABD'nin Hindistan'ı Çin'e karşı bir denge unsuru olarak görmesinin, terör meselesindeki anlaşmazlıkları tamamen ortadan kaldırmayacağını belirtiyor.
Hindistan, son yıllarda terörle mücadelede kendi istihbarat kapasitesini artırmaya ve bölgesel müttefiklerle işbirliğini derinleştirmeye odaklanmış durumda. Ancak Pakistan'ın nükleer bir güç olması ve Afganistan'daki gelişmeler, meselenin çok boyutlu bir hal almasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Jaishankar'ın açıklamaları, Türkiye'nin Güney Asya'daki diplomatik dengeleri açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, Pakistan ile tarihsel ve stratejik bağlarını korurken, Hindistan ile ekonomik ve savunma işbirliğini de geliştirmeye çalışıyor. ABD'nin Pakistan'a yönelik tutumundaki değişim, bölgesel güvenlik mimarisini etkileyebilir. Türkiye, terörle mücadelede çifte standartlara karşı tutumunu sürdürürken, hem İslamabad hem de Yeni Delhi ile dengeli ilişkiler yürütme çabasında. Hindistan-ABD ilişkilerindeki bu gerilim, Türkiye'nin arabuluculuk veya denge politikası için alan yaratabilir.