Neredeyse bir asırdır, Amerika Birleşik Devletleri'nin savunma sanayii gücü, dünyanın güvenlik garantörü olarak görünmez bir nüfuz sağlıyordu. Ancak bugün, müttefiklerin ABD silahlarına erişimini kolaylaştıran bu sistem tersine dönmüş durumda. Modern devlet yönetimi -sanayi, diplomasi ve askeri ittifakların karmaşık etkileşimi- Uluslararası Silah Ticareti Düzenlemeleri (ITAR) adlı bürokratik bir engelle karşı karşıya. ITAR, Soğuk Savaş döneminde ABD teknolojisinin düşman ellere geçmesini önlemek için tasarlanmıştı, ancak bugün dost ateşi benzeri bir etki yaratarak ittifakın temelini aşındırıyor.
ITAR'ın Arka Planı ve Çelişkisi
ITAR, 1976 yılında Silah İhracat Kontrol Yasası (AECA) kapsamında yürürlüğe girdi. Temel amacı, hassas askeri teknolojilerin ABD dışına çıkışını denetlemekti. Soğuk Savaş'ın sona ermesi ve küresel tehditlerin dönüşmesiyle birlikte bu düzenleme, müttefikler arası işbirliğini baltalayan bir mekanizmaya dönüştü. Örneğin, F-35 savaş uçağı gibi ortak platformlarda, parça tedarikinden yazılım güncellemelerine kadar her adımda ITAR onayı gerekiyor. Bu gecikmeler, Türkiye gibi kritik ortakların programdan çıkarılmasına veya kısıtlanmasına yol açıyor. Bir NATO raporuna göre, ITAR kaynaklı gecikmeler bazı ülkelerin alternatif silah sistemleri arayışına girmesine neden oldu. Güney Kore'nin K9 obüsü gibi yerli sistemler, ITAR bağımlılığını azaltmak için geliştirilen örnekler arasında.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ITAR'ın etkisi sadece Amerika ile sınırlı kalmıyor; küresel silah ticaretini yeniden şekillendiriyor. Avrupa Birliği, kendi savunma projelerini (FCAS tankı, Tempest savaş uçağı) ITAR'dan bağımsız olarak geliştirme kararı aldı. Ortadoğu'da Suudi Arabistan ve BAE, Çin'den İHA ve füze sistemleri alarak ABD'nin pazar payını daraltıyor. Ukrayna-Rusya savaşı, ITAR'ın zayıflıklarını daha belirgin hale getirdi: Ukrayna'ya gönderilen ABD silahlarının bakım ve yedek parça tedariki, ITAR bürokrasisi nedeniyle aksadı. ABD Savunma Bakanlığı'nın 2023 tarihli bir incelemesi, ITAR'ın 'müttefiklerle işbirliğini yüzde 30 oranında yavaşlattığını' tespit etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ITAR kısıtlamalarından en çok etkilenen NATO ülkelerinden biri oldu. F-35 programından çıkarılması ve S-400 hava savunma sisteminin alınması sonrası CAATSA yaptırımlarıyla karşılaştı. Bu süreçte, Türk savunma sanayii (Bayraktar TB2, Kaan savaş uçağı, Altay tankı) yerli üretime yönelerek ITAR bağımlılığını azaltmayı hedefledi. Ancak, motor ve aviyonik gibi kritik bileşenlerde halen ABD lisansına ihtiyaç duyulması, projeleri geciktiriyor. ITAR, Türkiye'nin Rusya'ya yanaşmasında bir faktör olabilir; çünkü Moskova, Ankara'ya daha esnek silah tedarik koşulları sunuyor. Türk dış politikası, ABD ile 'model ortaklık' vurgusuna rağmen, savunmada özerklik arayışını derinleştiriyor. Bu gelişme, küresel silah ticaretindeki bloklaşmanın Türkiye'yi Rus-Çin eksenine itme potansiyeli taşıdığını gösteriyor.