İtalya'nın İspanya'ya yönelik Schengen askıya alma uygulamasını 22 Ekim'e kadar uzatması, Madrid'in Roma'ya karşı aldığı benzer kararla eşzamanlı olarak geldi. İki ülke arasındaki karşılıklı sınır kontrolleri, diplomatik müzakerelerin yakında başlaması beklenirken Avrupa Birliği içinde hareket özgürlüğü rejimine ilişkin endişeleri artırıyor.
Gelişmenin Arka Planı
İtalya hükümeti, İspanya'dan gelen düzensiz göç akışını gerekçe göstererek Schengen Anlaşması kapsamında uyguladığı sınır kontrollerini 22 Ekim'e kadar uzatma kararı aldı. Bu karar, İspanya'nın geçtiğimiz haftalarda İtalya'ya yönelik olarak aldığı ve 22 Ekim'e kadar geçerli olacak Schengen askıya alma tedbirine bir yanıt niteliğinde. Böylece iki Akdeniz ülkesi arasında karşılıklı bir sınır kontrolü döngüsü ortaya çıkmış durumda.
Edinilen bilgilere göre, İtalya İçişleri Bakanlığı tarafından alınan karar, iki ülke arasındaki göçmen hareketliliğinin son aylarda artması üzerine geldi. İspanya ise kendi kararını, İtalya'nın daha önce uyguladığı kontrollerin karşılıklılık ilkesi çerçevesinde değerlendirdi. Her iki ülke de Schengen kodu kapsamında 'kamu düzeni ve iç güvenlik' gerekçesine dayanıyor.
Uzmanlar, bu tür karşılıklı tedbirlerin Schengen sisteminin temelini oluşturan serbest dolaşım ilkesine aykırı olduğunu, ancak üye ülkelerin ulusal güvenlik kaygılarıyla hareket ettiğini belirtiyor. Avrupa Komisyonu'nun konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadığı, ancak teknik düzeyde temasların sürdüğü öğrenildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İtalya-İspanya hattındaki Schengen gerilimi, Avrupa Birliği'nin göç politikaları konusundaki derin anlaşmazlıkların bir yansıması. Özellikle Akdeniz ülkeleri, son yıllarda artan düzensiz göç yükünü adil paylaşım ilkesi çerçevesinde çözmek için daha fazla dayanışma talep ediyor. Kuzey Avrupa ülkelerinin ise yükümlülük paylaşımına mesafeli durması, bu tür ikili krizlerin sık sık patlak vermesine yol açıyor.
Schengen bölgesi, 26 ülke arasında pasaportsuz seyahat imkanı tanıyor ve AB'nin en somut kazanımlarından biri olarak görülüyor. Ancak son yıllarda terör saldırıları, göç dalgaları ve sınır güvenliği endişeleri nedeniyle birçok üye ülke geçici sınır kontrolleri uygulamaya başladı. İtalya ve İspanya arasındaki karşılıklı askıya alma, bu istisnaların kalıcı hale gelme riskini gündeme getiriyor.
Diplomatik kaynaklar, iki ülkenin önümüzdeki günlerde bir araya gelerek karşılıklı tedbirleri kaldırmak için bir yol haritası üzerinde çalışacağını belirtiyor. Ancak görüşmelerin ne zaman başlayacağı ve nasıl bir sonuç vereceği henüz net değil. İspanya'nın kendi içinde Katalonya sorunu ve göçmen kamplarındaki durum, Madrid'in elini zorlaştırıyor. İtalya'da ise koalisyon hükümeti içinde göç konusunda farklı sesler çıkıyor.
Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı milletvekilleri, Komisyon'u Schengen değerlendirme mekanizmasını devreye sokmaya çağırdı. Schengen Evaluasyon ve İzleme Komitesi'nin olağanüstü toplanması halinde, iki ülkenin uygulamalarının hukuki dayanağı masaya yatırılabilir. Ancak şu aşamada somut bir adım atılmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İtalya-İspanya arasındaki Schengen gerilimi, Türkiye'nin AB ile vize serbestisi diyaloğu ve göç yönetimi işbirliği açısından dolaylı ama önemli bir gösterge. Schengen içinde karşılıklı sınır kontrollerinin artması, birliğin göç politikasında yaşadığı tıkanıklığı gözler önüne seriyor. Bu durum, Türkiye'nin yıllardır dile getirdiği 'adil yük paylaşımı' tezinin haklılığını güçlendiriyor. Öte yandan, AB içinde hareketliliğin kısıtlanması, Türk vatandaşlarının Schengen vizesi almasını zaten zorlaştıran süreçleri daha da karmaşık hale getirebilir. Türkiye, AB'nin göç yönetiminde daha etkin bir rol üstlenmesini ve vize serbestisi konusunda somut adımlar atmasını bekliyor.