İsveç'te pazar günü yapılan genel seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre, sol ittifak az bir farkla çoğunluğu elde etti. Seçim kurulunun Perşembe günü oy sayımını tamamlamasının ardından, Sosyal Demokratlar ve müttefikleri parlamentoda 176 sandalye kazanırken, iktidardaki sağ blok 173 sandalyede kaldı. Mevcut Başbakan Ulf Kristersson, sonuçların netleşmesiyle birlikte istifa ettiğini açıkladı. Sol ittifakın lideri Magdalena Andersson ise hükümeti kurma görevini üstlenecek ilk isim olarak öne çıkıyor, ancak zorlu koalisyon görüşmeleri kapıda.
Seçim Sonuçları ve Siyasi Tablo
İsveç'teki genel seçimler, ülkenin siyasi yelpazesinde önemli bir değişime işaret ediyor. Sol ittifak, Sosyal Demokratlar, Yeşiller, Sol Parti ve Merkez Parti'den oluşuyor. Sağ blok ise Kristersson'un liderliğindeki Ilımlı Parti, Hristiyan Demokratlar, Liberaller ve aşırı sağcı İsveç Demokratları'ndan oluşuyordu. Seçim sonuçlarına göre sol ittifak %50,3 oy oranıyla 176 milletvekili çıkarırken, sağ blok %49,7 ile 173 sandalyede kaldı. Bu sonuç, İsveç parlamentosunda 349 sandalyenin bulunduğu düşünüldüğünde oldukça kritik bir üstünlük sağlıyor.
Başbakan Ulf Kristersson, seçim sonuçlarının kesinleşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında istifasını açıkladı. Kristersson, "Seçmenin iradesine saygı duyuyorum. Ülkeyi en iyi şekilde yönetmek için elimden geleni yaptım, ancak yeni bir dönemin başladığı açık" ifadelerini kullandı. Kristersson'un istifası, İsveç siyasetinde yeni bir sayfanın açılması anlamına geliyor.
Sol ittifakın lideri Magdalena Andersson ise zafer konuşmasında, "İsveç halkı değişim istedi. Şimdi bu değişimi hayata geçirmek için sorumluluk alacağız" dedi. Andersson, 2021-2022 yılları arasında kısa bir süre başbakanlık yapmıştı ve şimdi yeniden hükümeti kurmakla görevlendirilmesi bekleniyor.
Zorlu Hükümet Kurma Süreci
Seçim sonuçları sol ittifaka az bir çoğunluk sağlasa da, hükümet kurma süreci kolay olmayacak. Sol ittifak içindeki dört parti arasında özellikle ekonomi, göç ve iklim politikaları konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor. Merkez Parti, sol ittifak içinde yer almasına rağmen bazı konularda sağ partilere yakın duruyor ve koalisyon görüşmelerinde zorluk çıkarabilir.
İsveç'te hükümet kurma süreci, parlamento içi dengeler nedeniyle genellikle uzun ve çetin geçiyor. Sol ittifakın lideri Andersson'ın, öncelikle kendi ittifakı içindeki partilerle bir koalisyon protokolü üzerinde anlaşması gerekiyor. Ardından, parlamento onayı için 175 milletvekilinin desteğini alması şart. Ancak mevcut tabloda, sol ittifakın 176 sandalyesi bulunuyor ve bu da en ufak bir firede hükümetin kurulamaması riskini taşıyor.
Uzmanlar, İsveç'te yeni hükümetin kurulmasının haftalar, hatta aylar alabileceğini belirtiyor. Bu süreçte geçici bir hükümetin görev yapması muhtemel. İsveç, Avrupa Birliği'nin önemli bir üyesi ve NATO'nun yeni katılımcısı olarak, siyasi istikrarın korunmasına önem veriyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa'nın güvenlik mimarisinde İsveç'in rolü kritik.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsveç'teki seçim sonuçları, Avrupa genelinde yükselen sağ popülizme karşı sol partilerin önemli bir başarısı olarak yorumlanıyor. Son yıllarda İsveç Demokratları gibi aşırı sağ partilerin oy oranlarını artırması, ülke siyasetinde endişe yaratıyordu. Ancak bu seçimde sol ittifakın kıl payı da olsa çoğunluğu elde etmesi, İsveç'in geleneksel sosyal demokrat çizgisini koruma eğiliminde olduğunu gösteriyor.
İsveç, 2024 yılında NATO'ya katılarak askeri ittifak içindeki yerini sağlamlaştırmıştı. Yeni hükümetin NATO içindeki taahhütlerini sürdürmesi bekleniyor. Ancak sol ittifak içindeki bazı partiler, savunma harcamalarının artırılması ve NATO ile daha fazla entegrasyon konusunda isteksiz olabilir. Bu durum, İsveç'in transatlantik ilişkilerinde dalgalanmalara yol açabilir.
Avrupa Birliği açısından ise İsveç, iklim politikaları ve yeşil dönüşüm konusunda öncü ülkelerden biri. Sol ittifakın iktidara gelmesi, AB'nin iklim hedeflerine daha güçlü destek anlamına gelebilir. Öte yandan, göç politikalarında daha insani bir yaklaşım benimsenmesi bekleniyor; bu da AB içinde tartışmalı bir konu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç'te sol ittifakın seçim zaferi, Türkiye-İsveç ilişkileri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. İsveç, NATO üyeliği sürecinde Türkiye'nin onayını almak için önemli adımlar atmış ve terörle mücadele konusunda işbirliği taahhütlerinde bulunmuştu. Sol ittifak içindeki bazı partiler, geçmişte PKK/YPG konusunda Türkiye'nin hassasiyetlerini yeterince dikkate almayan açıklamalar yapmıştı. Yeni hükümetin bu taahhütlere bağlı kalıp kalmayacağı, ikili ilişkilerin seyri için belirleyici olacak. Ayrıca İsveç'in AB içindeki konumu, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde dolaylı etki yapabilir. Türkiye, İsveç'in NATO içindeki rolünü ve savunma işbirliğini yakından takip etmeli.