İsveç'te merkez solun önde gelen ismi Magdalena Andersson, Rusya'nın ülkenin seçim kampanyasına müdahale ettiğini iddia ederek aşırı sağcı İsveç Demokratları'nı hedef aldı. POLITICO'ya konuşan Andersson, Rusya'nın İsveç Demokratları'nı destekleyerek ülkedeki siyasi istikrarsızlığı körüklemeye çalıştığını öne sürdü. Bu açıklama, İsveç'in 2026 seçimlerine giden süreçte siyasi tansiyonun yükseldiğini gösteriyor.
İsveç Demokratları ve Rusya Bağlantısı İddiası
Andersson, Rusya'nın İsveç Demokratları'nı (SD) destekleyerek ülkedeki siyasi istikrarsızlığı körüklemeye çalıştığını belirtti. SD, göçmen karşıtı politikaları ve AB şüpheciliğiyle bilinen bir parti. Andersson, Rusya'nın bu tür partileri Avrupa genelinde destekleyerek Batı ittifakını zayıflatmayı amaçladığını savundu. Bu iddia, İsveç'in NATO üyeliğinin ardından Rusya ile artan gerilim bağlamında dikkat çekiyor.
İsveç, 2024 yılında NATO'ya katıldıktan sonra Rusya ile ilişkileri daha da gerginleşti. Ülke, Rusya'yı Baltık Denizi'nde artan askeri aktivite ve casusluk faaliyetleriyle suçlamıştı. Andersson'un açıklamaları, İsveç'in iç siyasetinde Rusya faktörünün ne kadar merkezi bir yer edindiğini gösteriyor. Ayrıca SD'nin Rusya ile olası bağlantıları uzun süredir tartışılıyor; parti lideri Jimmie Åkesson daha önce Rusya'ya yönelik yaptırımlara karşı çıkmıştı.
Uzmanlar, Rusya'nın Avrupa'daki seçimlere müdahale ettiğine dair kanıtların son yıllarda arttığını belirtiyor. ABD istihbarat raporları, Rusya'nın 2016 ABD seçimlerine müdahale ettiğini ortaya koymuştu. Benzer şekilde Fransa, Almanya ve İtalya'da da Rusya yanlısı propagandanın etkili olduğu gözlemlendi. İsveç'te de Rusya'nın dezenformasyon kampanyaları yürüttüğüne dair raporlar mevcut.
Avrupa'da Yükselen Aşırı Sağ ve Rusya İlişkisi
İsveç Demokratları, son yıllarda anketlerde yükselişte. 2022 seçimlerinde %20,5 oy alarak ülkenin ikinci büyük partisi oldu. Şu anda da benzer bir destek oranına sahip. Andersson'un uyarısı, seçim kampanyasında Rusya kartını kullanarak SD'yi zayıflatmayı amaçlıyor. Ancak SD lideri Jimmie Åkesson, suçlamaları reddederek bunların siyasi manevra olduğunu savunuyor.
Avrupa genelinde aşırı sağ partilerle Rusya arasındaki ilişkiler tartışma konusu. Macaristan'da Viktor Orbán, Rusya ile yakın ilişkileriyle biliniyor. Fransa'da Marine Le Pen'in partisi Ulusal Birlik (RN), Rusya'dan finansal destek aldığı iddialarıyla karşılaşmıştı. Almanya'da AfD'nin Rusya yanlısı söylemleri dikkat çekiyor. İsveç'te SD'nin de benzer bir çizgide olduğu öne sürülüyor.
Rusya, Batı'daki aşırı sağ partileri destekleyerek AB ve NATO'yu zayıflatmayı hedefliyor. Bu strateji, Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Batı ile artan geriliminde bir araç olarak görülüyor. İsveç gibi NATO'nun yeni üyesi olan ülkelerde bu tür müdahaleler daha fazla endişe yaratıyor. İsveç hükümeti, Rusya'ya karşı savunma harcamalarını artırmış ve askeri hazırlığını güçlendirmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç'te Rusya'nın seçimlere müdahale iddiaları, Türkiye için dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Rusya ile hem ekonomik hem de güvenlik alanında karmaşık bir ilişki yürütüyor. Batı'nın Rusya'ya karşı bir cephe oluşturduğu bir dönemde Türkiye'nin denge politikası zorlaşıyor. İsveç'in NATO üyeliği sürecinde Türkiye'nin onayı kritik olmuştu; bu tür müdahale iddiaları, NATO içindeki Rusya karşıtı bloğun güçlenmesine işaret ediyor. Ayrıca Avrupa'da yükselen aşırı sağ ve Rusya bağlantıları, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yeni dinamikler yaratabilir. Türkiye, Rusya ile diyaloğunu sürdürürken Batı ile işbirliğini de dengede tutmalı.