İsveç'in başkenti Stockholm'de Pazar günü yaklaşık 10 bin kişi, hükümetin iklim politikalarını yetersiz bularak sokağa döküldü. Ülkenin genel seçimlerine haftalar kala düzenlenen gösteride, iklim aktivisti Greta Thunberg de hazır bulundu. Organizatörler, hükümeti emisyon azaltım hedeflerini zayıflatmakla suçlarken, siyasi partilere iklim krizine karşı daha hızlı ve kararlı adımlar atma çağrısı yaptı.
Gösterinin Arka Planı ve Talepler
Stockholm'deki gösteri, 'Fridays for Future' hareketinin öncülüğünde düzenlendi ve ülke genelinde yapılan iklim eylemlerinin en büyüklerinden biri olarak kaydedildi. Göstericiler, İsveç hükümetinin 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 50 azaltma hedefinin yetersiz olduğunu, ayrıca hükümetin son dönemde çevre politikalarında geri adım attığını savundu. Organizatörler, özellikle fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması, toplu taşımanın yaygınlaştırılması ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması gibi somut talepler dile getirdi.
Gösteriye katılan Greta Thunberg, yaptığı kısa konuşmada, "İklim krizi bizim geleceğimizi tehdit ediyor. Siyasetçiler bu konuda yeterince hızlı hareket etmiyor. Biz de bu yüzden meydanlardayız" ifadelerini kullandı. Thunberg, özellikle genç seçmenlerin iklim konusundaki duyarlılığına dikkat çekerek, bu seçimlerin iklim için bir dönüm noktası olması gerektiğini vurguladı.
Seçimlere Etkisi ve Bölgesel Boyut
İsveç'te 11 Eylül'de yapılacak genel seçimler öncesinde iklim politikaları, seçmenlerin en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda. Son anketlere göre, seçmenlerin yüzde 70'inden fazlası iklim değişikliği konusunda hükümetin daha fazla adım atması gerektiğini düşünüyor. Gösteriler, özellikle sol partilerin oylarını artırmada etkili olabilir; ancak aşırı sağ partilerin iklim politikalarına karşı çıkan söylemleri, seçimin kaderini belirleyebilir.
İsveç, Avrupa Birliği içinde iklim konusunda en iddialı hedeflere sahip ülkelerden biri olarak biliniyor. Ancak son dönemde enerji krizi ve artan fiyatlar, hükümetin bazı çevresel düzenlemeleri ertelemesine neden oldu. Bu durum, iklim aktivistlerinin tepkisini çekiyor. Gösterilerin, Avrupa genelinde iklim politikaları konusunda artan toplumsal baskının bir yansıması olduğu yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç'teki iklim protestoları, Avrupa genelinde iklim politikalarının giderek daha fazla siyasi bir mesele haline geldiğini gösteriyor. Türkiye, Paris İklim Anlaşması'nı onaylayan ve 2053 net sıfır hedefi açıklayan bir ülke olarak, Avrupa'daki bu gelişmeleri yakından izlemeli. İklim değişikliğiyle mücadele, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde önemli bir başlık olmaya devam ediyor; ayrıca Avrupa'daki kamuoyu baskısı, Türkiye'de de çevre politikalarının güçlenmesine yol açabilir. Bununla birlikte, İsveç gibi ülkelerin enerji dönüşümündeki hız, Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırımlarını artırması açısından bir teşvik unsuru olabilir.