İsveç'in genç nüfusu, iklim değişikliğiyle mücadelede sadece izleyici olmak istemiyor. Stockholm'de 18 yaşındaki Oona Verveld ve Clara Vikberg, bu yaz ilk ücretli işlerine başladı. Ancak onların işi, alışılagelmiş perakende veya hizmet sektörü pozisyonlarından farklı: Gençler, katılımcı odaklı bir program olan Gençlik Sürdürülebilirlik Projesi (YPS) kapsamında, iklim dostu projeler geliştiriyor ve uyguluyor. Bu program, hem yüksek genç işsizliğiyle mücadele etmeyi hem de çevre bilincini artırmayı hedefliyor.
YPS programı nasıl işliyor?
YPS, İsveç'te genç işsizliğinin yüksek olduğu bölgelerde başlatılan bir pilot uygulama. Program, 16-24 yaş arası gençlere yaz aylarında ücretli iş imkanı sunarken, aynı zamanda onları iklim değişikliğiyle ilgili somut projeler üretmeye teşvik ediyor. Verveld ve Vikberg'in de aralarında bulunduğu 30 genç, yerel yönetimler ve STK'larla işbirliği içinde, enerji tasarrufu, atık yönetimi ve yeşil alanların artırılması gibi konularda çalışıyor. Programın katılımcıları, sadece fikir üretmekle kalmıyor, aynı zamanda bu fikirleri hayata geçiriyor. Örneğin, bir grup gencin geliştirdiği "Okullarda Sürdürülebilir Mutfak" projesi, okul kafeteryalarında gıda israfını azaltmayı ve yerel üreticilerden tedariki teşvik etmeyi amaçlıyor.
Verveld, "Ben sadece iklim değişikliğinin olmasını izlemiyorum. Aktif olarak bir fark yaratıyorum. Hem çevreye katkı sağlıyorum hem de para kazanıyorum," diyor. Vikberg ise programın kendisine yeni beceriler kazandırdığını belirtiyor: "Proje yönetimi, ekip çalışması ve topluluk önünde konuşma gibi yetenekler geliştirdim. Bu iş deneyimi, gelecekteki kariyerim için çok değerli."
İsveç'te genç işsizliği %20'nin üzerinde seyrediyor. Özellikle kırsal bölgelerde bu oran daha da yüksek. YPS programı, gençlere hem iş deneyimi kazandırıyor hem de onları iklim krizine karşı harekete geçiriyor. Programın başarısı, diğer Avrupa ülkeleri tarafından da yakından takip ediliyor.
Küresel boyutta bir model olabilir mi?
İsveç, iklim değişikliğiyle mücadelede öncü ülkelerden biri olarak biliniyor. Ancak bu tür yerel inisiyatifler, küresel ölçekte de ilham verici olabilir. Gençlerin istihdamı ve iklim eylemi arasında kurulan bu köprü, diğer ülkeler için de örnek teşkil ediyor. Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat kapsamında benzer programları desteklemeyi planlıyor. Özellikle genç işsizliğinin yüksek olduğu Güney Avrupa ülkelerinde, bu tür modeller uygulanabilir.
Ancak programın sürdürülebilirliği için finansman ve siyasi irade kritik öneme sahip. İsveç hükümeti, pilot uygulamayı yaygınlaştırmayı ve 2025 yılına kadar 10 bin gence ulaşmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşmak için kamu-özel sektör işbirliği ve AB fonlarından yararlanılması planlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yüksek genç işsizliği ve iklim değişikliğine karşı kırılganlığı nedeniyle benzer programlardan faydalanabilir. İsveç modeli, Türkiye'deki belediyeler ve sivil toplum kuruluşları için ilham verici olabilir. Özellikle büyükşehirlerde yeşil istihdam yaratmak, hem çevresel hem de ekonomik fayda sağlayabilir. Ancak bu tür bir programın başarısı, yerel yönetimlerin kapasitesi ve merkezi hükümetin desteğine bağlıdır. Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri doğrultusunda, gençleri sürece dahil eden bu tür projeler, uzun vadede sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunabilir.