Stockholm — İsveç'te 2022 genel seçimlerinde yüzde 20,5 oy oranıyla tarihi bir başarı elde eden aşırı sağcı, göçmen karşıtı İsveç Demokratları (SD), son anketlerde oy kaybı yaşıyor. Parti lideri Jimmie Åkesson, seçim gecesi destekçileriyle Viking rock eşliğinde kutlama yapmıştı. Ancak aradan geçen iki yılda partinin oyu yüzde 17-18 bandına geriledi. Bu düşüş, İsveç siyasetinde aşırı sağın yükselişinin durduğu yorumlarına yol açtı.
Yükselişin arka planı ve kırılma noktası
İsveç Demokratları, 2010'lardan itibaren göç karşıtı söylemi ve suç oranlarına ilişkin endişeleri merkeze alarak istikrarlı bir şekilde oyunu artırdı. 2018'de yüzde 17,5, 2022'de ise yüzde 20,5'e ulaşarak ülkenin ikinci büyük partisi oldu. Seçim sonrası ılımlı sağ koalisyona dışarıdan destek vererek hükümetin göç politikalarını sertleştirmesinde etkili oldu. Ancak 2023'ten itibaren parti içi tartışmalar, liderlik sorunları ve aşırı söylemlerin seçmen üzerindeki etkisini yitirmesiyle oy oranı düşüşe geçti. Özellikle genç seçmen ve kadın seçmen nezdinde yaşanan erime dikkat çekti. Ayrıca iktidar ortağı olmadan sağlanan desteğin somut sonuçlar üretmemesi, seçmende hayal kırıklığı yarattı.
Bölgesel ve küresel boyut
İsveç Demokratları'nın gerilemesi, Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişine ilişkin tartışmalar açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Fransa'da Ulusal Birlik, Almanya'da Almanya için Alternatif (AfD) ve İtalya'da İtalya'nın Kardeşleri gibi partiler oylarını artırırken, İsveç'te yaşanan düşüş, aşırı sağın her yerde aynı ivmeyi yakalayamayacağını gösteriyor. Uzmanlar, bunun nedenleri arasında İsveç'te ana akım partilerin göç konusunda sertleşerek aşırı sağın söylemini sahiplenmesi ve böylece SD'yi işlevsiz bırakması olduğunu belirtiyor. Ayrıca ekonomik endişelerin ve iklim krizinin seçmen gündeminde öne çıkması, göç karşıtı söylemin etkisini azaltıyor. Avrupa Birliği genelinde aşırı sağın yükselişi sürerken, İsveç örneği, bu yükselişin kırılgan olabileceğini ve merkez partilerin stratejilerine bağlı olarak gerileyebileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç'te aşırı sağın gerilemesi, Türkiye-İsveç ilişkileri açısından sınırlı da olsa olumlu bir gelişme olarak okunabilir. İsveç Demokratları, PKK/YPG'ye mesafeli duruşu ve Türkiye karşıtı söylemleriyle biliniyordu. Partinin zayıflaması, İsveç'in NATO üyeliği sürecinde Türkiye'nin taleplerine daha ılımlı yaklaşmasını kolaylaştırabilir. Ancak İsveç'in genel dış politika çizgisi ve AB üyeliği çerçevesinde Türkiye ile ilişkilerde köklü bir değişiklik beklenmemeli. Yine de aşırı sağın gerilemesi, Avrupa'da Türkiye karşıtı söylemin zayıflamasına katkı sağlayabilir.