İsrail'in işgali altındaki Batı Şeria'da 17 Ekim Cumartesi günü İsrailli yerleşimciler, Filistinli sivillere, Avrupalı diplomatlara ve bir Fransız belediye başkanına saldırdı. Saldırıyı Belçika Dışişleri Bakanı duyurdu. Olay, bir gün önce yerleşimcilerin bir Amerikalıya saldırmasının ardından geldi. Reuters'ın aktardığına göre saldırı, Taybeh beldesi ve çevresinde meydana geldi. Belçika Dışişleri Bakanı, saldırıyı kınayarak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Saldırının arka planı ve ayrıntılar
Görgü tanıklarına göre, Cumartesi günü öğleden sonra İsrailli yerleşimciler, Taybeh yakınlarındaki Filistin tarım arazilerine ve köy yollarına baskın düzenledi. Yerleşimciler, Filistinli çiftçilere taş ve sopalarla saldırdı; olayda yaralananlar olduğu bildirildi. Saldırı sırasında bölgede bulunan Avrupalı diplomatlar ve bir Fransız belediye başkanı da yerleşimcilerin hedefi oldu. Diplomatların araçları taşlandı, bazı diplomatlar hafif yaralandı. Belçika Dışişleri Bakanı, saldırıyı "kabul edilemez" olarak nitelendirerek İsrail makamlarını sorumluları yargı önüne çıkarmaya çağırdı. Olay, bölgede artan yerleşimci şiddetinin son halkası.
Bir gün önce, 16 Ekim Cuma günü, İsrailli yerleşimciler bir Amerikalı vatandaşa saldırmıştı. Bu saldırı da uluslararası tepkilere yol açmış, ABD yönetimi olayı kınamıştı. Son haftalarda Batı Şeria'da yerleşimci saldırılarında belirgin bir artış yaşanıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu yıl içinde yerleşimci şiddeti nedeniyle onlarca Filistinli hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı. İsrailli yerleşimcilerin sayısı Batı Şeria'da 700 bini aşmış durumda ve uluslararası hukuka göre bu yerleşimler yasadışı.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti, İsrail-Filistin çatışmasının en hassas başlıklarından biri. Avrupa Birliği ve ABD, yerleşimci şiddetini defalarca kınadı, ancak somut yaptırımlar sınırlı kaldı. Fransa, Belçika gibi ülkeler, diplomatlarına yönelik saldırıları doğrudan kınayarak İsrail'e nota verdi. Olay, Avrupa kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştirileri artırabilir. Öte yandan, İsrail hükümeti yerleşimci şiddetini "aşırılık yanlısı unsurlar" olarak nitelendirse de etkili önlem almakta isteksiz davranıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı, yerleşimci şiddetini savaş suçu kapsamında soruşturma konusu yapmış durumda. Bölgede tansiyonun daha da artması, iki devletli çözüm umutlarını zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği desteği sürdürürken Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini yakından takip ediyor. Son olay, Avrupalı diplomatların da hedef alınması nedeniyle Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik eleştirilerini güçlendirmesine zemin hazırlayabilir. Ankara, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM çatısı altında yerleşimci şiddetine karşı ortak bir tavır alınması için girişimlerde bulunabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım faaliyetleri ve Filistinli mültecilere yönelik desteği, yaşanan son gelişmelerle daha da önem kazanıyor. Türk dış politikası açısından, Avrupa'nın da devreye girmesi, İsrail üzerindeki baskının artmasına katkı sağlayabilir.