İsrail'de güvenlik kabinesi üyesi bazı bakanlar, Gazze Şeridi'nde askeri saldırıların yeniden başlatılması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkes planının ikinci aşamasını uygulamaya koyacak yol haritasının reddedilmesi çağrısı yaptı. İsrail medyasının Cuma günü aktardığına göre, bu çağrılar, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun başkanlık ettiği güvenlik kabinesi toplantısında gündeme geldi. Toplantıda, Hamas ile devam eden ateşkesin geleceği ve Gazze'deki rehinelerin durumu ele alındı.
Gelişmenin arka planı
İsrail'in aşırı sağcı bakanları, özellikle Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, geçmişte de Gazze'ye yönelik askeri operasyonların sürdürülmesi yönünde sert açıklamalar yapmıştı. Bu bakanlar, Hamas'ın askeri kanadının tamamen imha edilmediğini savunarak, ateşkesin kalıcı olmasını engellemeye çalışıyor. Son toplantıda da bu isimlerin, Trump'ın ateşkes planının ikinci aşamasına geçişi öngören yol haritasını reddettikleri ve saldırıların yeniden başlaması için baskı yaptıkları bildiriliyor.
İsrail ordusu, ocak ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşması uyarınca Gazze'nin bazı bölgelerinden çekilmiş, ancak tam bir çekilme gerçekleşmemişti. Ateşkesin ikinci aşaması, kalıcı bir ateşkesin sağlanmasını ve İsrail güçlerinin Gazze'den tamamen çekilmesini öngörüyor. Ancak Netanyahu hükümeti, Hamas'ın elindeki tüm rehineler serbest bırakılmadan bu adımların atılmayacağını savunuyor. Hamas ise kalıcı ateşkes sağlanmadan rehinelerin tamamını bırakmayacağını belirtiyor.
İsrail'deki bu iç siyasi tartışmalar, ateşkesin geleceğini belirsizliğe sürüklüyor. Bakanların çağrısı, bölgede tansiyonun yeniden yükselme riskini artırıyor. Ayrıca, uluslararası toplumun ateşkesi destekleyen açıklamalarına rağmen, İsrail hükümeti içindeki sertlik yanlısı kanadın etkisi göz ardı edilmiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Gazze'deki ateşkesin çökmesi, bölgesel bir savaşa dönüşme riskini beraberinde getiriyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için büyük önem taşıyor. Ancak İsrail'deki bazı bakanların bu müzakereleri baltalamaya yönelik girişimleri, bölge ülkelerini endişelendiriyor. Özellikle Mısır, Gazze sınırındaki güvenlik endişelerini dile getirirken, Katar da Hamas üzerindeki nüfuzunu kullanarak ateşkesi sürdürmeye çalışıyor.
ABD yönetimi ise Trump'ın planının uygulanması için İsrail'e baskı yapıyor. Ancak Netanyahu hükümetinin koalisyon ortakları, bu planı kabul etmeleri durumunda hükümetin düşeceğini ima ediyor. Bu durum, Washington ile Tel Aviv arasında gerilime yol açabilir. Ayrıca, ateşkesin bozulması, Filistinli sivillerin durumunu daha da kötüleştirecek ve insani yardım çabalarını sekteye uğratacaktır.
Bölgede İran ve Hizbullah gibi aktörler, Gazze'deki gelişmelere duyarsız kalmıyor. İsrail'in saldırıları yeniden başlatması, Lübnan ve Suriye cephelerinde de çatışma riskini artırabilir. Bu nedenle, uluslararası toplum ateşkesin korunması için yoğun diplomasi yürütüyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını destekleyen ve Gazze'deki insani krize dikkat çeken bir ülke olarak, İsrail'in saldırıları yeniden başlatması ihtimalini endişeyle izliyor. Ankara, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için uluslararası topluma çağrılar yapıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü güçlendirebilir, ancak aynı zamanda Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgası yaratabilir. Türkiye, Filistinlilerin haklarını savunmaya devam edecek ve bölgesel istikrarın bozulmaması için diplomatik girişimlerini sürdürecektir.