İngiltere'nin başkenti Londra'da, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yasa dışı yerleşimlerde gayrimenkul satışını teşvik eden bir emlak fuarı, aktivistler tarafından 'kabul edilemez' olarak nitelendirildi. Fuarda, Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinde daire ve evlerin tanıtımını yapan şirketler, potansiyel alıcılara 'güvenli yatırım' vaadiyle yaklaşıyor. Ancak etkinlikte Filistinlilerin varlığından veya haklarından hiç söz edilmemesi dikkat çekiyor. Aktivisler, savaşın Gazze'de yarattığı yıkımın yerleşimlerdeki mülk fiyatlarını düşürebileceğini ve bunun da 'savaş fırsatçılığı' anlamına geldiğini belirtiyor.
Fuarda Satışa Sunulan Gayrimenkuller ve Protestolar
Etkinlik, özellikle Batı Şeria'daki Ariel, Ma'ale Adumim ve Efrat gibi büyük yerleşimlerdeki daire ve villaları tanıtıyor. Firma temsilcileri, bölgenin 'stratejik konumu', 'modern altyapısı' ve 'yüksek yaşam kalitesi' gibi argümanlarla alıcı çekmeye çalışıyor. Fuarda sergilenen projelerin çoğu, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerde bulunuyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, İsrail yerleşimlerini Cenevre Sözleşmeleri'ni ihlal ettiği gerekçesiyle defalarca kınamıştı. Fuara tepki gösteren Filistin yanlısı aktivistler, etkinlik alanı önünde protesto düzenleyerek 'Yerleşimler Apartheid'tir' sloganları attı. Aktivislerden Sarah Jacobs, "Burada satılan her ev, bir Filistinli ailenin zorla yerinden edilmesi anlamına geliyor. Bunu normalleştiren her girişim kabul edilemez" dedi.
Gazze Savaşının Gayrimenkul Piyasasına Etkisi
Fuarda dikkat çeken bir diğer detay, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının yerleşim yerlerindeki emlak fiyatları üzerindeki olası etkisi. Uzmanlar, savaşın bölgede yarattığı güvenlik endişelerinin, Batı Şeria yerleşimlerinde mülk fiyatlarını düşürebileceğini öngörüyor. Emlak şirketlerinin bu durumu fırsata çevirmek için fuarı erken düzenlediği iddia ediliyor. Bazı firmaların, savaştan etkilenen İsrailli ailelere yönelik "güvenli liman" kampanyaları başlattığı görülüyor. Öte yandan, fuara katılan bir alıcı adayı, "Savaş ortamı riskleri artırsa da, İsrail'in bu toprakları elinde tutacağına inanıyorum. Uzun vadeli yatırım için hala cazip" ifadelerini kullandı. Ancak aktivisler, bu tür fuarların uluslararası hukuka saygısızlık olduğunu ve Birleşik Krallık'ın bu tür etkinliklere izin vermesinin eleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı bulmakta ve Filistin devletinin kurulmasını desteklemektedir. Londra'daki bu tür fuarlar, İsrail'in işgal politikalarının normalleştirilmesine hizmet etmektedir. Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde yürüttüğü diplomatik çabalar, bu tür girişimlerin meşruiyet kazanmasını engellemeye yöneliktir. Ayrıca, Türk vatandaşlarının veya Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin bu tür fuarlara katılması, hukuki ve itibari riskler doğurabilir. Türk kamuoyunda Filistin davasına duyarlılığın yüksek olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu tür etkinliklerin Türkiye'de benzer şekilde protesto edilmesi muhtemeldir. Dolayısıyla, gelişme Türkiye'nin Filistin politikası açısından dolaylı bir uyarı niteliği taşımaktadır.