İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da toprak devralma emirleri (land takeover orders) aracılığıyla Yahudi yerleşimcilerin kontrolünü sistematik olarak genişlettiği bir komisyon raporuyla ortaya kondu. Orta Doğu merkezli haber sitesi Middle East Eye'ın aktardığına göre, bağımsız bir araştırma komisyonu, İsrail yönetiminin bu emirleri Filistin topraklarını fiilen ilhak etmek ve yerleşimci nüfusu artırmak için kullandığını tespit etti. Raporda, bu uygulamaların uluslararası hukuku ihlal ettiği ve iki devletli çözüm umutlarını daha da zedelediği vurgulanıyor.
Toprak Devralma Emirleri: Bir Kontrol Aracı
Komisyon raporuna göre, İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Sivil Yönetim birimi, Batı Şeria'da “devlet arazisi” ilan ettiği alanlarda toprak devralma emirleri çıkarıyor. Bu emirler, çoğunlukla Filistinlilere ait özel mülkleri hedef alıyor ve hukuki itiraz süreçleri yıllarca sürebiliyor. Raporda, 2020-2023 yılları arasında bu tür emirlerin sayısının yüzde 40 arttığı belirtiliyor. Özellikle Hebron, Nablus ve Ramallah çevresindeki bölgelerde yoğunlaşan bu uygulama, yerleşimci yollarının ve karakollarının genişlemesine zemin hazırlıyor.
Rapor ayrıca, bu emirlerin Filistinli çiftçilerin tarım arazilerine erişimini engellediğini, su kaynaklarını kontrol altına aldığını ve binlerce Filistinlinin yerinden edilmesine yol açtığını ortaya koyuyor. İsrail insan hakları örgütü Yesh Din'in verilerine göre, 2017'den bu yana toprak devralma emirlerine karşı yapılan itirazların yalnızca yüzde 2'si kabul edildi. Bu durum, hukuki sürecin Filistinliler için bir koruma sağlamadığı eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in bu politikası, uluslararası toplumun ve özellikle ABD, AB ve Birleşmiş Milletlerin tepkisini çekiyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı, Batı Şeria'daki yerleşimleri açıkça yasa dışı ilan ederken, İsrail bu kararı tanımıyor. ABD yönetimi, Biden döneminde yerleşim faaliyetlerine sözlü eleştiriler yöneltse de, somut yaptırımlardan kaçınıyor. Rapor, bu uluslararası sessizliğin İsrail'i cesaretlendirdiğini ve toprak devralma emirlerinin rutin bir yönetim aracı haline geldiğini belirtiyor. Bölgesel düzeyde ise, Filistin Yönetimi'nin zayıflaması ve Hamas'ın Gazze'deki varlığı, İsrail'in Batı Şeria'daki ilhak politikasını hızlandırmasına yol açıyor. Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkeler, bu durumun bölgesel istikrarı tehdit ettiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail’in Batı Şeria’da toprak devralma emirleriyle yerleşimci kontrolünü genişletmesi, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destek bağlamında doğrudan ilgili bir gelişmedir. Ankara, uzun süredir İsrail’in yerleşim politikalarını kınamakta ve iki devletli çözümü savunmaktadır. Bu rapor, Türkiye’nin BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi platformlarda Filistin topraklarının hukuki statüsüne vurgu yapmasını güçlendirebilir. Ayrıca, son dönemde İsrail’le normalleşme sinyalleri veren Türkiye’nin, bu tür raporların gölgesinde dış politikasını yeniden değerlendirmesi gerekebilir. Ekonomik olarak doğrudan bir etkisi bulunmamakla birlikte, bölgesel istikrarsızlık Türkiye’nin enerji ve ticaret koridorları projelerini dolaylı yoldan etkileyebilir.