İsrail ordusu, Suriye'nin güneybatısındaki Kuneytra kırsalında yer alan bir köye baskın düzenledi. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail askerleri köyün girişini kontrol altına aldı ve bazı evlerde aramalar yaptı. Olay, bölgedeki ateşkes anlaşmasının ihlali olarak değerlendirilirken, Suriye hükümeti İsrail'i kınadı. İsrail'in yıllardır Golan Tepeleri'nden Suriye topraklarına yönelik askeri operasyonlar yürüttüğü biliniyor. Bu baskının, bölgedeki İran etkisini sınırlamayı amaçlayan daha geniş bir stratejinin parçası olduğu belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Kuneytra, 1973 Arap-İsrail Savaşı'ndan bu yana BM kontrolündeki bir tampon bölge olarak biliniyor. 2011'de başlayan Suriye iç savaşı sırasında bu bölge, çeşitli silahlı grupların çatışmalarına sahne oldu. İsrail, İran destekli güçlerin ve Hizbullah'ın bölgede konuşlanmasını önlemek için zaman zaman hava saldırıları düzenliyor; ancak kara operasyonu daha nadir görülüyor. Bu baskının, İsrail'in 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması'nı ihlal ettiği yorumları yapılıyor. BM barış gücü UNDOF'un bölgedeki varlığına rağmen, İsrail'in bu tür operasyonları sürdürmesi, bölgesel istikrarı daha da tehdit ediyor.
Baskının zamanlaması dikkat çekiyor: İsrail ile Lübnan arasında yaşanan gerilimin ardından, İsrail'in kuzey cephesinde yeni bir cephe açılmaması için hassas bir denge kurmaya çalıştığı gözleniyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Rusya ve İran ile koordineli olarak bölgedeki kontrolünü artırdığı bir dönemde, İsrail'in bu hamlesi iki ülke arasındaki gerginliği tırmandırabilir. Suriye devlet medyası, İsrail'in köydeki bazı sivil evlerine zarar verdiğini ve çatışmaların çıktığını aktardı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu olay, sadece İsrail-Suriye ilişkilerini değil, aynı zamanda İran ve Rusya'nın bölgedeki askeri varlığını da ilgilendiriyor. Rusya, Suriye hükümetiyle birlikte İsrail'in eylemlerini kınayarak bölgedeki tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulundu. İran ise İsrail'in bu tür saldırılarına karşı misilleme hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. ABD ise İsrail'in güvenlik kaygılarını anlayışla karşıladığını belirtirken, bölgede kalıcı bir çözümün ancak diplomasiyle sağlanabileceğini vurguladı. Ayrıca, bu baskının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ele alınabileceği konuşuluyor. Bölgedeki Arap ülkelerinin çoğu İsrail'i kınarken, bazıları bu tür olayların bölgesel barış sürecini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
İsrail'in bu operasyonu, Golan Tepeleri'nin stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Golan Tepeleri, su kaynakları ve askeri açıdan kritik bir konumda. İsrail, bu bölgeyi 1981'de tek taraflı olarak ilhak etmiş, ancak uluslararası toplum bunu tanımamıştır. ABD, Trump yönetimi döneminde Golan'ın İsrail'e ait olduğunu kabul ederek uluslararası hukuku ihlal etmişti. Bu durum, bölgedeki tansiyonu artırmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güney sınırında güvenlik risklerini artırıyor. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini desteklediğini her fırsatta vurguluyor. İsrail'in Suriye topraklarına yönelik bu tür ihlalleri, Türkiye'nin bölgesel istikrar vurgusuna aykırı. Ayrıca, İsrail'in İran etkisini sınırlama çabaları, Türkiye'nin Suriye'deki denklemiyle çelişebilir. Türkiye, İran'ın bölgesel nüfuzuna karşı İsrail ile ortak hareket etmiş olsa da, bu tür operasyonların Suriye'de kalıcı barışı engellemesi Ankara'nın çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler nezdinde İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğine dair açıklamalarda bulunması bekleniyor. Ayrıca, bu baskın, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüş sürecini de zorlaştırabilir, bu da Türkiye'nin üzerindeki göç yükünü hafifletme çabaları üzerinde olumsuz etki yaratır.