İsrail'de bu ay sandık başına gidilirken, seçmenler askerlik hizmeti, ekonomi ve devletin 7 Ekim 2023'te Hamas'ın saldırısını önleyememesinin nasıl araştırılacağı gibi konularda karar verecek. AFP, İsrail'deki seçim kampanyasını şekillendiren kritik başlıkları derledi.
Askerlik hizmeti ve Ultra-Ortodoks toplum
İsrail'de uzun süredir tartışılan askerlik meselesi, seçim kampanyasının merkezinde yer alıyor. Ultra-Ortodoks Yahudi toplumu (Haredi) mensuplarının askerlikten muaf tutulması, son yıllarda koalisyon hükümetlerinde krize yol açan bir konu. 2023'te İsrail Yüksek Mahkemesi'nin verdiği karar ve ardından çıkarılan yasa tasarısı, muafiyetleri kısmen kaldırmayı hedefliyordu ancak tartışmalar devam ediyor. Seçim kampanyasında partiler, bu muafiyetlerin kaldırılması veya sürdürülmesi konusunda farklı pozisyonlar alıyor. Haredi nüfusunun hızla artması, bu konuyu daha da kritik hale getiriyor.
Ekonomi ve hayat pahalılığı
İsrail ekonomisi, son yıllarda artan hayat pahalılığı, konut fiyatları ve gelir eşitsizliği gibi sorunlarla boğuşuyor. Kovid-19 salgını sonrası toparlanma, küresel enflasyon ve faiz artışları, hane halkı bütçelerini zorladı. Seçim kampanyasında partiler, ekonomik vaatlerini öne çıkararak seçmenin ekonomik kaygılarına yanıt vermeye çalışıyor. Ayrıca, yargı reformu tartışmalarının ekonomiye etkisi ve yatırımcı güveni de önemli bir başlık.
7 Ekim saldırısının araştırılması
7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısı, ülke tarihinde derin izler bıraktı. Saldırının ardından istihbarat ve güvenlik birimlerinin başarısızlığı sorgulanırken, devletin bu olayı nasıl araştıracağı seçim kampanyasının en hassas konularından biri. Muhalefet, bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını talep ederken, iktidar partileri mevcut mekanizmaların yeterli olduğunu savunuyor. Bu konu, seçmenin güvenlik algısını doğrudan etkiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail seçimleri, sadece ülke içi dinamiklerle sınırlı değil. Orta Doğu'da değişen güç dengeleri, İran nükleer anlaşması müzakereleri, ABD ile ilişkiler ve Arap ülkeleriyle normalleşme süreçleri, seçim sonuçlarından etkilenecek. Özellikle, yeni hükümetin Filistin meselesine yaklaşımı ve bölgesel barış girişimlerine vereceği destek, uluslararası toplum tarafından yakından izleniyor. Ayrıca, İsrail'in savunma politikaları ve askeri operasyonları, komşu ülkelerle ilişkileri belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçim sonuçları, Türkiye'nin Orta Doğu politikası ve bölgesel güvenlik denklemleri açısından önem taşıyor. Türkiye, Filistin meselesinde iki devletli çözümü savunurken, İsrail ile ilişkilerde zaman zaman gerilim yaşanıyor. Yeni hükümetin Filistin politikası, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü ve enerji iş birliği gibi alanlardaki iş birliği potansiyelini etkileyebilir. Ayrıca, İsrail'in savunma ve güvenlik politikaları, Doğu Akdeniz ve Suriye gibi konularda Türkiye'nin güvenlik hesaplamalarını etkileyebilir. Seçim sonrası hükümetin bileşimi, Türkiye ile olası diyalog kanallarının açılması veya mevcut gerilimlerin sürmesi açısından belirleyici olacak.