İsrail'in Filistinli liderleri, gelecek hafta yapılacak seçimlerde Arap azınlık toplumunu yüksek sayılarda oy kullanmaya çağırdı. Amaçları, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu koltuğundan etmek ve ülke tarihinin en sağcı hükümetini devirmek. Nazareth kentinden gelen çağrı, Arap toplumunun sandıkta göstereceği performansın seçim sonucunu belirleyebileceği bir dönemde yapıldı.
Seçim öncesi tablo ve Arap toplumunun rolü
İsrail'de 1 Kasım'da yapılacak seçimler, son dört yılda beşinci kez sandığa gidilmesi anlamına geliyor. Ülke siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir istikrarsızlık dönemi yaşanırken, Arap toplumu -nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor- geleneksel olarak sandığa gitme konusunda isteksiz davranıyor. Ancak bu kez Filistinli liderler, seçmenlere oylarının belirleyici olacağı mesajını veriyor.
Nazareth'te düzenlenen basın toplantısında konuşan Filistinli liderler, Arap partilerinin birleşik bir liste halinde seçime girmesinin önemine vurgu yaptı. Geçmiş seçimlerde Arap partileri ayrı ayrı yarışmış ve bu durum temsillerini zayıflatmıştı. Bu kez daha koordineli bir kampanya yürütülüyor. Liderler, Netanyahu'nun iktidarda kalması halinde Arap toplumuna yönelik politikaların daha da sertleşeceği uyarısında bulunuyor.
İsrail'deki Arap vatandaşlar, uzun yıllar boyunca sisteme duydukları güvensizlik nedeniyle seçimlere mesafeli durdu. Ancak son yıllarda artan ayrımcılık ve şiddet olayları, toplum içinde siyasi katılımın gerekliliği konusunda farkındalık yarattı. Sivil toplum kuruluşları, genç seçmenleri sandığa taşımak için yoğun çaba harcıyor.
Netanyahu'nun konumu ve siyasi denklem
Başbakan Netanyahu, yolsuzluk davaları ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken, iktidarını korumak için aşırı sağ partilerle ittifak kurmuş durumda. Bu ittifak, Arap toplumunun haklarını kısıtlayıcı politikalarla gündeme geliyor. Netanyahu'nun seçim kampanyası, güvenlik ve Yahudi kimliği üzerine kurulu. Arap oylarının yüksek katılımı, Netanyahu'nun karşısındaki bloğun güçlenmesine yardımcı olabilir.
Ancak Arap partilerinin tek başına hükümet kurması mümkün değil. Muhalefetteki merkez sol partilerle işbirliği yapmaları gerekiyor. Geçmişte bu tür işbirlikleri, Filistin sorunu ve güvenlik konularındaki anlaşmazlıklar nedeniyle zorlu olmuştu. Bu seçimde de benzer zorluklar bekleniyor, ancak Netanyahu karşıtlığı ortak payda oluşturabilir.
Son anketler, yarışın başa baş gittiğini gösteriyor. Arap seçmenin sandığa gitme oranındaki birkaç puanlık artış bile dengeleri değiştirebilir. Bu nedenle her iki taraf da Arap toplumunun oylarına odaklanmış durumda. Filistinli liderler, seçmenlere "oy vermezseniz sesiniz duyulmaz" mesajını veriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İsrail'deki seçim sonucu, Orta Doğu'daki güç dengelerini doğrudan etkileyecek. Netanyahu'nun iktidarda kalması, İran'a karşı sert politikaların sürmesi ve Filistin meselesinde çözümsüzlüğün derinleşmesi anlamına gelebilir. Arap oylarının belirleyici olduğu bir seçim, İsrail'in iç siyasetinde Arap toplumunun ağırlığını artırabilir ve bölgedeki diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir.
Uluslararası toplum, özellikle ABD ve Avrupa ülkeleri, İsrail'deki siyasi istikrarsızlığı yakından izliyor. Yeni hükümetin Filistin politikaları, iki devletli çözüm perspektifini etkileyecek. Arap partilerinin güçlenmesi, İsrail'in bölgedeki ilişkilerinde yeni bir denge unsuru olabilir. Ancak İsrail siyasetindeki yapısal sorunlar nedeniyle kalıcı bir çözüm zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'de Arap toplumunun seçimlere yüksek katılımı ve Netanyahu karşıtı bir bloğun güçlenmesi, Türkiye'nin bölge politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Ankara, uzun süredir Filistin davasını destekliyor ve Netanyahu hükümetiyle ilişkileri gergin. Arap oylarının etkisiyle kurulacak yeni bir hükümet, Türkiye-İsrail ilişkilerinde normalleşme sürecini hızlandırabilir veya Filistin konusunda daha yapıcı bir tutum sergileyebilir. Ancak İsrail siyasetinin sağa kayması ve Arap partilerinin koalisyonlarda yer almasının zorluğu, bu beklentileri sınırlayabilir. Bölgesel istikrar ve enerji işbirlikleri açısından da seçim sonucu belirleyici olacak.