İsrail'de 23 Mart 2021 tarihinde yapılan genel seçimlerin resmi oy sayımı başladı. Ülke genelinde sandıkların kapanmasının ardından Merkez Seçim Komitesi, oyları saymaya başladı. İsrail'de 120 sandalyeli Knesset'e girecek partileri belirlemek için yapılan seçimlerde, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi ile muhalefet blokları arasında kıyasıya bir yarış yaşanıyor. İlk sandık çıkış anketleri, Netanyahu'nun koalisyon kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamayabileceğini gösteriyor. Resmi olmayan sonuçlara göre Likud ve müttefikleri 52-53 sandalye alırken, muhalefet partileri toplamda 56-57 sandalye kazanabilir. Ancak kesin sonuçlar henüz açıklanmadı.
Seçim süreci ve partilerin performansı
İsrail'de 23 Mart'ta yapılan seçimler, son iki yıl içinde düzenlenen dördüncü genel seçim oldu. Ülke, siyasi istikrarsızlık nedeniyle sık sık sandığa gitmek zorunda kaldı. Bu seçimde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Sandık çıkış anketlerine göre, Netanyahu'nun Likud Partisi yüzde 30 civarında oy alarak birinci parti olmayı sürdürdü. Ancak Netanyahu'nun iktidarını sürdürebilmesi için geleneksel müttefikleri olan ultra-Ortodoks partiler (Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği) ile aşırı sağcı dini Siyonist partilerin yanı sıra Yamina gibi sağcı partilerin desteğine ihtiyacı var. Yamina lideri Naftali Bennett, seçim sonrası yaptığı açıklamada, "Netanyahu ile koalisyon kurmayacağım" demişti. Bu durum, Netanyahu'nun işini zorlaştırıyor.
Muhalefet cephesinde ise Yesh Atid lideri Yair Lapid, ana muhalefet partisi olarak öne çıkıyor. Lapid, seçim sonrası yaptığı açıklamada, "Netanyahu'nun iktidarını sona erdirmek için her şeyi yapacağım" dedi. Lapid'in, sol partiler (İşçi Partisi, Meretz) ve Arap partileri (Birleşik Arap Listesi) ile bir koalisyon kurma çabası içinde olduğu belirtiliyor. Ancak Arap partilerinin koalisyona katılımı konusunda çekinceler var. Ayrıca sağcı partilerin bir kısmı Lapid ile çalışmaya sıcak bakmıyor. Bu nedenle muhalefetin 61 sandalyeye ulaşması da kolay görünmüyor.
Seçim sonuçlarının kesinleşmesi birkaç gün sürebilir. Merkez Seçim Komitesi, önce asker oylarını, yurtdışı oylarını ve geçersiz oyları sayacak. Ardından partilerin oy oranlarına göre Knesset'teki sandalye dağılımı netleşecek. Seçim barajı yüzde 3,25. Bu barajı aşamayan partilerin oyları, barajı aşan partilere orantılı olarak dağıtılacak. Bu nedenle kesin sonuçlar, sandık çıkış anketlerinden farklı olabilir.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İsrail'deki seçim sonuçları, sadece ülke iç siyasetini değil, aynı zamanda Ortadoğu barış sürecini ve bölgesel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Netanyahu'nun iktidarda kalması durumunda, İsrail'in Filistin meselesinde daha sert bir çizgi izlemesi ve Yahudi yerleşim birimlerinin genişletilmesi politikasını sürdürmesi bekleniyor. Ayrıca Netanyahu'nun ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle ilişkileri, özellikle İran nükleer anlaşması konusunda gergin olabilir. Netanyahu, İran ile yapılacak olası bir nükleer anlaşmaya şiddetle karşı çıkıyor.
Öte yandan, muhalefetin iktidara gelmesi durumunda İsrail'in dış politikasında bir yumuşama olabilir. Lapid liderliğindeki bir hükümet, Filistin meselesinde daha ılımlı bir tutum takınabilir ve ABD ile ilişkileri onarmaya çalışabilir. Ancak İsrail siyasetindeki parçalanmış yapı nedeniyle istikrarlı bir hükümet kurmak zor görünüyor. Seçim sonuçları ne olursa olsun, İsrail'in bir süre daha siyasi belirsizlik içinde kalması muhtemel.
Uluslararası kamuoyu, İsrail'deki seçimleri yakından takip ediyor. Avrupa Birliği ve ABD, İsrail ile ilişkilerini sürdürmek istiyor ancak Filistin konusundaki tutumları nedeniyle Netanyahu hükümetiyle aralarında sorunlar var. Türkiye ise İsrail ile ilişkilerinde Filistin meselesini öncelikli tutuyor. Ankara, İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarını eleştiriyor ve iki devletli çözümü savunuyor. İsrail'deki seçim sonuçları, Türkiye-İsrail ilişkilerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçim sonuçları, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Filistin meselesinde İsrail'e karşı eleştirel bir tutum sergiliyor ve iki devletli çözümü destekliyor. Netanyahu'nun iktidarda kalması, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin gergin seyretmesine neden olabilir. Ancak muhalefetin iktidara gelmesi durumunda, Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir yumuşama yaşanabilir. Yine de İsrail siyasetindeki belirsizlik nedeniyle kesin bir öngörüde bulunmak zor. Türkiye, önümüzdeki dönemde İsrail'in Filistin politikalarını yakından izleyecek ve diplomatik girişimlerini sürdürecektir. Ayrıca, İsrail'deki siyasi istikrarsızlık, bölgesel güvenlik dengelerini de etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte aktif bir diplomasi izleyerek bölgesel barışa katkı sağlamaya çalışacaktır.