İsrail, eski Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay'in Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesinin ardından sert bir açıklama yaparak Pillay'i 'soykırım yalanını yaymakla' suçladı. İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Pillay'in Gazze'deki çatışmalara ilişkin değerlendirmeleri hedef alındı ve ödülün 'gerçekleri saptıranları ödüllendirdiği' öne sürüldü.
Navi Pillay kimdir ve neden ödül aldı?
Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay, 2008-2014 yılları arasında BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak görev yaptı. Görevi sırasında İsrail'in Gazze'ye düzenlediği askeri operasyonları sert biçimde eleştirdi ve uluslararası hukuk ihlalleri konusunda raporlar hazırladı. Özellikle 2008-2009 yıllarındaki 'Dökme Kurşun' operasyonu sonrasında hazırlanan Goldstone Raporu'nu destekleyen açıklamaları ve 2014'teki Gazze saldırısı sırasında yaptığı eleştiriler, İsrail ile arasının gerilmesine neden oldu.
Pillay, Nobel Barış Ödülü'ne, uluslararası adaletin sağlanması ve insan hakları savunuculuğu alanındaki katkıları nedeniyle layık görüldü. Ödülün verilme gerekçesinde, Pillay'in 'savaş suçları ve insanlığa karşı suçların soruşturulmasındaki kararlı duruşu' vurgulandı. Ancak İsrail, bu kararı 'terörizmi meşrulaştırma' olarak nitelendirdi.
İsrail'in tepkisi ve uluslararası yankılar
İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Navi Pillay, yıllardır İsrail'e karşı asılsız soykırım iddialarını yaymakta ve BM platformlarını bu amaçla kullanmaktadır. Bu ödül, uluslararası kurumların ne kadar önyargılı hale geldiğinin göstergesidir" ifadelerini kullandı. İsrail ayrıca, Pillay'in Hamas gibi örgütlerin faaliyetlerini görmezden geldiğini savundu.
Uluslararası alanda ise ödül kararı farklı tepkilere yol açtı. İnsan hakları örgütleri, Pillay'in bağımsız ve cesur duruşunun takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararı memnuniyetle karşıladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Pillay'i tebrik ederek, "İnsan hakları savunuculuğu her zaman kolay değildir, ancak Pillay bu yolda örnek bir kararlılık sergilemiştir" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan ise henüz resmi bir açıklama gelmedi.
İsrail yanlısı gruplar, Nobel Komitesi'ne çağrıda bulunarak ödülün geri alınmasını istedi. Ancak Nobel Komitesi, kararın bağımsız bir değerlendirme sonucu alındığını ve değiştirilmeyeceğini duyurdu.
Gazze bağlamında soykırım tartışmaları
Navi Pillay, 2023-2024 yıllarında Gazze'de yaşanan çatışmalar sırasında da İsrail'i eleştirmeye devam etti. BM raportörleri ve bağımsız hukukçular, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin soykırım suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, İsrail bu iddiaları reddediyor ve meşru müdafaa hakkını kullandığını belirtiyor. Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) Güney Afrika'nın açtığı soykırım davası da bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Pillay, kariyeri boyunca Ruanda Soykırımı Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargıçlık yapmış ve soykırım suçunun hukuki tanımı konusunda önemli kararlara imza atmıştı. Bu deneyimi, onun İsrail eleştirilerinin arkasında sağlam bir hukuki birikim olduğu yönünde görüşleri güçlendiriyor. İsrail ise Pillay'in bu birikimi 'siyasi amaçlarla' kullandığını iddia ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizde Filistin'in yanında yer alan ve İsrail'e karşı sert eleştiriler yönelten bir tutum sergiliyor. Navi Pillay'in Nobel ile ödüllendirilmesi, uluslararası alanda İsrail karşıtı söylemin meşruiyet kazandığı yönünde bir algı oluşturabilir. Türkiye'nin BM ve diğer platformlarda İsrail'in eylemlerini soykırım olarak niteleme çabaları, bu tür ödüllerle dolaylı destek bulabilir. Ayrıca, Türkiye'nin insan hakları savunuculuğunu öne çıkaran dış politikası, Pillay gibi isimlerle dayanışma içinde görünerek bölgesel liderlik iddiasını güçlendirebilir. Ancak İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi sürecinde bu tür gelişmelerin diplomatik dengeleri zorlayabileceği unutulmamalı.